16 Kasım 2015 Pazartesi

Der Hölle Rache kocht in meinem Herzen




Harika bi arya, bazen evde kendi kendime söylemeye çalışıyorum da tabi sonucu tahmin etmek zor değil..
Eğer şarkı söyleyen biri olsaydım kesinlikle klasik müziğe gönül vermiş olurdum heralde.. 
Bu arya'yı icra edebilenleri hayranlıkla dinliyorum..
Dinlemeyi en çok sevdiğim koloratur soprano  "Edda Moser ve  Diana Damrau" hatun kişileridir..

Edda'nın öfkesine Diana'nın mimiklerine hastayım Allahım o mimikler, eller, hareketler, sıkılmadan 514627 kere dinlemişimdir herhalde, bazen keşke opera sanatçısı olabilseydim diyorum..ama işte olmadı..Ne yapalım eldekiyle yetinmek lazım.. Öyle kafalara geliyorum ki sesimle dışa vuramadığımı kalem kağıtla vuruyorum bende ..

Tabi o çizimleri hiç paylaşmadım, paylaşmayı da düşünmüyorum..Ama arada açıp bakıyorum nasıl bi kafaya gelmişte bunları yapmışım diye :)

Sonuçta sanat olayına ama kıyısından ama köşesinden bir yerinden dahil olduğumu hissediyorum..
Kırık olmak bir ayrıcalık bence..
Kesinlikle ama kesinlikle;
Aykırılıklarımla, anormalliklerimle, dip melankolikliğimle, ezber bozan ruh hallerimle mutluyum..

Ay nerelere geldi konu :)
Neyse, konuya dönüyorum;

14 Kasım 2015 Cumartesi

"Bölünürsek yokuz, bölüşürsek tokuz."




Akşam olmuş her şeyden uzak sahilde yürüyoruz, sonra oturduk deniz kıyısında ki taşlara..
Benim tabi karadeniz de 5-10 gemim batmış..
Sıkıntıların biri bin para, oflaya puflaya debelenip duruyorum kendi çapımda..
Yine bir şeyleri fena halde dert etmiştim..
Konunun taze olması hasebiyle olayı bütünüyle görüp kavramakta zorlandığımdan , işime geldiği gibi yapıyordum..Hiç bir şey düşünmek istemiyordum oflayıp puflamak istiyordum sadece ..

Uzun uzun denize bakarken , bir şey diyeceğim ama saçma gelebilir dedi..
Saçmalamak iyidir bazen dedim..
Hem ne güzel saçmalarsın sen..
Saçmalayacağına inanmayarak
Çünkü bilirim
Onun saçmalamasın da bile muhakkak alınacak bir mesaj vardır..