29 Mayıs 2014 Perşembe

yeni hobi kaçamakları

Birazda eskizlerimden objelerimden bahsedeyim..
Bir süredir pek de bir şeyler çizdiğim söylenemez aslında yani minik eskiz defterime karaladıklarım dışında..
adam akıllı fırsat bulsam aslında şöyle 50*70 yada 70*100 koca beyaz bir kağıda aktarmak istediğim öyle şeyler var ki artık hafızamda tutmaktan yoruldum, beynimi fazlaca işgal ediyor.. ama tabi doğru zamanı bekliyorum bulacağım ilk fırsatta o koca beyaz kağıt gününü görecek..

çizme işine eğilim gösteremesem de bu sıralar bir diğer dışavurum aracı olarak kil kullanıyorum..minik heykeller büstler yapmak için kolları sıvadım ama onları henüz paylaşmayacağım  :)

bunların yanı sıra seramik objeler de gündemimde .. aldığım tohumları sıradan bir sajsıya dikemezdim bu sebepten kolları ilk önce saksı yapmak için sıvadım..3 saksı yaptım ve tohumlarım topraklarına kavuştu.. hatta bu günlerde yeşillendiller bile ..

transfer tekniği baya ilgimi çekiyor tabi el boyaması gibi olmaz ama değişik tarzlarda bişiler üretmek ruhuma renk katıyor.. keyiflendikçe keyifleniyorum...aslında bunları mola verdiğim zamanlarda yapıyorum..

mesela bugün çalışmayacağım kendime izin verdim yaz çiz boya berra diyorum..
o gün tadından yenmiyor benim için..
bir şarkı bırakalım mı , o zman bir tık



zamanın hızlı geçtiği günlerden..


Bu aralar neredeyse adım gezentiye çıktı..Aslında bana göre çok gezmiyorum ama arkadaşlarımın dilinden kurtulamıyorum.. Tabi bu gezmeler boşa değil, gözlemliyorum biriktiriyorum sonra bunları kağıtlara yada objelere aktarıyorum.. Bu günler de hayat bana süprizleri ardı ardına sıralıyor keyfime diyecek yok.. her şey bi anda bambaşka bir hale büründü.. hiç bir konuda tasam yok, bol bol kitap okuyor çiziyor bişiler üretiyor yazılar yazıyorum..kimseye bir şey beğendirmek gibi bir gayem yok olmadı da.. yaptıklarım beni mutlu ettiği sürece yapmaya devam edeceğim..

Aslında bir kaç sergi var gitmek istediğim önümüzde ki günlerde ama araya kısa kısa seyahatlerim girecek değişik müzeler ve sergileri ziyaret etme şansım olacak güzel kareler arşivlemeyi umud ediyorum :) 
zaman öyle hızlı akıyor ki herşeye ucu ucuna yetişiyorum neredeyse..
24 saatin yetmediği zamanlarımdayım..
eski geleneğimi sürdürüp bir şarkı bırakıp kaçıyorum..
Şarkı için bir tık



8 Mayıs 2014 Perşembe

The Mission






Filmi az önce bitirdim ve tazecik duygularımı gözlerimin doluluğu geçmeden paylaşmak istedim..

Şimdi bahsedeceğim film 1986 ABD - İNGİLTERE yapımı bir drama 

The Mission

Nereden konuya giriş yapsam bilemiyorum..Çok etkilendim..O muhteşem,insanı hem dibe çeken hem de göklere çıkaran müzik öyle sahnelerde verilmiş ki ancak bu kadar olabilirdi dedim..Bazen müziğe ve sahnelere öyle kapıldım ki konuşmaları bir kaç kere geri sarıp dinlediğim oldu..

Robert de niro'nun uzun saçları sakalları ve ayağında yer yer görülen sandeletli halide etkileyici faktörler arasında :) 


Filmin konusu bence realizm ve idealizm arasında geçiyor..

5 Mayıs 2014 Pazartesi

İşte öyle bir şey

yine bir film hakkında yazı ile giriş yapacaktım ama izlediğim filmlerle alakalı yazılarım o kadar birikti ki, ve bi kaç haftadır o kadar kafa patlatmam gereken  işler oldu ki haliyle odaklanıp yazı falan yazamadım..

bende dedim en iyisi gezeyim bari biraz deşarj olur öyle yazarım..
bi haftadır yolunu kaybetmiş kedi gibi geziyorum resmen :) eve ocağa girmez oldum tabiri caizse..ama tabi dozunda bıraktım..şimdi biraz da işe güce yönelmek lazım dedim kırdım dizimi yarından itibaren harıl harıl çalışıcam..

burayı da bayadır boş bıraktım bari bir kaç fotografla dolduralım anısı kalsın diğmi :)

Mihrabat korusu masal bahçe