21 Temmuz 2014 Pazartesi

Hara-Kiri: Death of a Samurai “Samuray onuru denilen şey, belki de bir yanılgıdan ibarettir.”

Offf off
Bu nedir yahu resmen karnımı tuta tuta izledim..
Konuya nerden girsem nasıl girsem bi yandan da onu düşünüyorum..
Aslında filmi izledikten sonra taze taze düşüncelerimi yazmakla hata mı ediyorum..
Ama sonraya kalınca da yazarken o duygu gidiyor..
Neyse konuya gireyim..
Efendim "Hara-Kiri: Death of a Samurai" re-make bir film..1962 yapımı Cannes Jüri özel ödülü sahibi ve Altın Palmiye adayı Seppuku'nun yeniden çevrimi, japon klasiklerinden 2011 yapımı bir drama..Küçükken de babam çok izlerdi japon yapımlarını kumanda onda olduğundan ne izlerse onu izlerdim, bu filmizlediğim samuray filmleri arasından bana göre en iyilerden.
Küçükken de çok anime izlerdim hastasıydım hatta..Uzak doğu kültürüne, tiplerine ve filmlerine büyük ölçüde bir hayranlık besliyorum.. 
Anime film izleyenler bilir izlemek dikkat idir, bir mimiği kaçırdım mı salla gitsin hiç bişi anlamazdım tadı kaçardı sanki,yani en azından benim için öyle o yüzden pür dikkat izlerdim..
Bu filmde bir anime izliyormuşum havasına kapıldım..Tsugumo'nun yer yer duygusal yer yer alaycı mimikleri filmde büyük etken..Genel itibariyle çekilen ortam zaten karanlık mimikleri kaçırıcam diye gözlerim pörtleye pörtleye izledim..
Hikayemiz bir samurayın Li hanesinde harakiri yapmak için izin istemesiyle başlıyor..
İzin istediği lord amca ona daha önce gelen harakiricilerden bahsediyor..
Ve ardından hikaye başlıyor..
Hikayede bir ronin, Li hanesinin büyük evinin bahçesinde harakiri yaparak intihar etmek için izin istemeye gelir ancak olay esasında göründüğü gibi değildir.
Sonrasında bu Li hanesinde ki lordun has adamlarından omodaka diye bir samuray gelir (tipinde de meymenet yoktur)lordun aklına girer ve bırakalım yapsın harakirisini bu da kapımıza gelenlere ibret olsun der..
Nitekim lord efendi de kabul eder..
Sonra bıyıkları terlememiş olan üstü başı pislenmiş samurayımız motomeyi banyo yapıp giyinmesi için çağırırlar..
Oda ona iyilik ettiklerini, aklanıp paklanıp, karnını doyurup eline de 3-5 kuruş verip bu düşüncesinden vazgeçirmeye çalışacaklarını zanneder..Sonra öyle olmadığını anlar..Ama iş işten geçmiş karar verilmiştir..
Motomenin yaşadığı korkuyu öyle hissettim ki içim eridi..Genç samuray aklanır paklanır bahçede onun için hazırlanan mindere oturur..
Hadi derler show başlasın ama show başlayamaz..Çünkü motome blöf yapmıştır bu intiharı gerçekleştirmek istemez..
Motome harakiri yapmamak için direnirken içimden bu omodaka haklıymış gelip sömürüp gidiyorlar demek ki dedim.. Hele bir de bahçede ki sahnede bir gün izin verin geri gelicem dediğinde yine içimden, hade len burdan giden bi daha kapısından geçer mi dedim demez olaydım..
Filmin sonuna doğru vicdan yaptım olayı içselleştirdim amma kötü niyetliymişsin berra dedim..
Nitekim psikolojik baskı, çaresizlik bu genç samuray motomeye tahta kılıçla hara kiriyi yaptırır..
O karnına soktukça karnımı tuttum zor dayandım o sahneye..Hem üzüldüm hemde madem niyetin yok niye yalan söyledin diye kızdım..
O pis adam omodakayada o kadar sinir oldum ki bende onu deşmek istedim..
fazla detaya girmeden hikayenin ikinci kısmına geçersek;
O sahneden sonra yönetmenimiz bizi alıp köy vari bir yere götürüyor, orada yine ayakta kalmaya çalışan halkın verdiği çaba falan derken motomenin yaşamı ele alınıyor..
Ve onu o Li hanesine götüren sebepler adım adım perdeye aktarılır..
Sonra üzüldüm tabi ön yargılı olduğum için..
Bu filmin dokunmaya çalıştığı esas nokta, bir mit haline getirilmiş olan "samuraylık onuru". Bu da samuraylığın en bilinen ritüellerinden biri olan harakiri ile ele alınıyor.
filmde bazı garipliklerde yok değildi.Tsugumo harakiri yapmak için oturduğu yerde özellikle motome'nin ölümüne sebep olan samurayları şahit olarak istemesi oradaki gerilimi öldürmüş bence, hemen anlıyorsunuz onlara bir şey yaptığını..Bir de etrafında oturan sözde o kadar donanımlı samuraylar bunu anladıkları halde hiç tepki vermeden sanki masal dinliyor gibi motome ile ilgili anlatılan hikayeyi dinliyorlar bu da garipsediğim noktalardan..
Yine finalde ki dövüş sahnesinde Tsugumo'nun tek başına onca samurayı haklamasına çok güldüm..Böylesine ince işlenmiş filmlerde böyle hatalar çok komik oluyor doğrusu..
Aslında uzun uzun filmi anlatmak isterdim ama izlemmiş olanlar varsa diyerek fazla spoiler vermemek için kısa kesiyorum..
"Samuray onuru denilen şey, belki de bir yanılgıdan ibarettir."
Bir teşkilat haline gelen samuraylık onuru filmde yerden yere vurulmuş..Saçları kesilen o çakma samuraycıkların da bunu destekleyici davranışları bu düşünceyi haklı kılmış..
Ama ne yalan söyleyeyim onların hara kiri yapmalarından çok keyif aldım..Sadist biri de değilim ama sanırım haksızlık yaptıkları, bi insanın hayatıyla oynadıkları için öfkelendim..
Başka bir 'actionlı' filmde görüşmek üzere!
Selametle ..

Hiç yorum yok :