18 Eylül 2012 Salı

Say Hello :)



huhu ben geldim seslensem sesime ses gelir mi ki acaba :) Burayı ne kadar ihmal etmeye  başladım  ben ya off çok kızıyorum kendime çok..Bazı arkadaşlardan mail geliyor yazmadıgım için..ben bu sitemleri hak ediyorum haklısınız.. ama artık buldugum her fırsatta  yazıcam..ve tek tek ziyaretlerinize gelicem inş..

Yine uzun bi aradan sonra buradayım ..artık eskisi gibi ne blog takip edebiliyorum ne de post yazabiliyorum..meğer önceden ne kadar boş vaktim varmış..mesela tablo görmeyi yağlı boya kokusunu öyle özledim ki ..ama tabi bu şuan ki durumumdan şikayet ettiğim anlamına gelmesin..aksine çoookk mutluyum..

24 Ağustos 2012 Cuma

20 Ağustos 2012 Pazartesi

gidiyorum ..

ahh benim  nadide  çöplüğüm ben seni çok mu ihmal ettim ahh canım ahh ..aslında bende çok özledim seninle dertleşmeyi..önceden buraya yazar yazar rahatlardım..artık zaman bulamıyorum yada üşeniyorum ..üşenmemin sebebi, anlatıcak söyleyecek şeyler biriktikçe toparlayıp  özetlemesi bir düzene koyması  zor oluyor..çok saldım kendimi kendimi derken yani  iç seslerimi..yogunluk telaş derken onlarla oturup adam akıllı dertleşemedim epeydir..bütün bu iç fasılları  tatil programına ittim..

yarın  istanbulu terk ediyorum..ama bir yanım hep burda kalıcak..aslında hep söylerdim gidicem gidicem lalet olsun gitmek istiyorum diye falan .".heh al işte sana gitmek git bakalım git de rahatla gel dedi bana evren"..ve bir fırsat sundu.. bende tabii olarak değerlendirmeye aldım ve nitekim plan  sorunsuz işledi..ve tatil günü geldi çattı..

17 Temmuz 2012 Salı

halim ahvalim


bu şarkısını çok severim
Morrissey- Let me kiss you
bu da sevdiğim ikinci  adam
Duran Duran- come undone

günler öyle hızlı geçiyor ki hiç bir şey yetişmiyor 24 saat yetmiyo bile bazen ..hele bu sıcaklarda  koşturmak off aman yarabbi işkence resmen ..bir oradayım bir burada, malum artık bir ajansımız var burada hiç  bahsetmemiştim sanırım..işlerimiz çok yoğun ve sabahlara kadar çalıştıgımız oluyor..tabi şikayetçi değilim hep istediğim bir şeydi ve hayalim gerçek oldu bu durumda canla başla çalışmayıpta ne yapılır ki.. aslında şuan masmavi sularda olucaktım ama bayram sonrasına ertelemek durumunda kaldım..ramazan biter bitmez 10 gün kaybolucam ortalıktan hayali bile heycanlandırıyo artık :)

21 Haziran 2012 Perşembe

gitsek diyorum!



buralardan gidelim olur mu?
bir kaç mil öteye de olsa
gidelim…
 balkonda ben yalın ayakla dolaşayım ”üşüteceksin  soğuk bu mermerler” de
peynir olsun sadece kahvaltıda, birde ” bir ” içimlik sen kal .
masadaki örtüden kalan kırıntılarla hiç bizim olmayan  kuşları besleyelim,
paranın üzerine şiirler yazalım ,
… !

11 Haziran 2012 Pazartesi

Bebek şenliği 2012

bu gün okula gitmedim evden çıkmadım üşendim biraz .. ama akşama doğru  aklımda bebek bebek bebek diye bir sesli ışık yanıp sönmeye başladı :) bu gün bebek şenliğinin son günüydü hem gitmek istiyodum hemde üşeniodum ama  sonra bi anda kalktım hazırlandım ve gittik.. çoook eğlendim  iyi ki gitmişim ayrıca carnivale studio'nun sahibi lale ile de yüzyüze tanışmış olduk ayak üstü biraz muhabbet ettik bayıldım ona çok sevdim zaten ilgiylede takip ediodum :) tasarımları harika yakından görme fırsatı buldum.. en kısa zamanda  bi kaç üründen almam lazım :))
en çok takı standlarını  ve baykuşlu objelerin standlarını gezdim   hoş güzel  işler vardı..bi çok takı tasarımları birbirine benziodu ve inanılmaz pahalı buldum bazılarını bence gereksizdi uçmuşlar resmen sonuçta aynısından diğer standlarda da vardı..neyse  onların dışında en çokk zamanı da twigy ve ipanema da harcadım.. begendiğim ayakkabının küçük numarası kalmamış  bulurum diye o kadar  baktım gittim geldim  göz attım ama  yok .. çokta gözüm kaldı ..arkadaşlarım sıkılmasın diye  bakmaktan vazgeçtim :)
Bu sıra keyfime dicek yok hani maşallah allah nazarlardan saklasın ..dünüm ayrı özel  güzel bu günüm ayrı :)
dün önemli bi sınavım vardı ama hakkıyla üstesinden geldiğimi düşünüorum :) çok stresli bi gündü ama sonu rüya gibiydi :)) 

neyse susuyım biraz hadi fotolara bakın :) 

8 Haziran 2012 Cuma

Adalarda Objektifime Takılanlar


Önce Şarkıyı Açalım Yalnız Kuş 
İnsan aklına estiğini o an yapmalı ..Akşamın 16:30 ğunda  kalkıp adalara gidilir mi neden gidilmesin ki :)  çıktım evden koştura koştura ama vapuru kaçırdım..oraya kadar  gitmişim 1.5 saat vapur bekleyemezdim atladım turist teknelerine kimsede yoktu tek kişilik sefa yaparak adaya gittim :)

7 Haziran 2012 Perşembe

bol fotograf çekimli çooook keyifli harika bir gün daha ( Dikkat uzun araç )


Önce bu şarkıyı açıyoruz Aşk 

eskisi kadar sık yazamıyorum buraya aslında bunun içinde suçlu hissediyorum kendimi..garip belki ama öyle :) vakit bulamıyorum yada buldugumda yazmak istemiorum..anlatılıcak yazıcak şeyler birikince yıgılıo ve yazmak istemio insan :)

4 Haziran 2012 Pazartesi

yogun ve keyifli günlerden kısa kısa vol:4

Nihayet  okul bitiyor.. neredeyse bir hafta staj dosyası karın agrım  vardı..  öyle bi anda 2 gün içinde getirin denir mi hiç..ömrümden ömür gitti resmen..ama en nihayetinde  bu gün  sabah teslim ettim dosyamı çok şükür..bi an hiç bitmicek sandım o yaptıgım işlerin  çıktısını almak onları  6 aylık bir sürece bölmek tarihleri ayarlamak off hatırlayınca bile başıma agrı girio :) geçti bitti çok şükür..

27 Mayıs 2012 Pazar

yeni bebeklerim :))

papuç aşkımı bilmeyen yok artık napıyım herkesin zaafı vardır benimkilerden biri de ayakkabı :))

görür görmez aramızda bi etkileşim söz konusu oldu :) yeni bebeklerimm :)

en kısa zamanda papuçlarımın arasında yerini almak üzere listeye alındılar :)


24 Mayıs 2012 Perşembe

duyarsız kalmayın !! sizde destek olun..

facebookta bir etkinlik başlattım.. doğuda ki okullara çocuk kitabı ve dergi göndermek istiyorum ve bunu el birliğiyle yapalım istiyorum.. çünkü yayınladıgım ücretsiz dergi postundan sonra  aradan 2 yıl geçmesine ragmen mail alıorum ..ihtiyaç olmasa bu öğretmenler ısrarla mail atmazlar.. ben elimden geldiğince destek olmaya ve destek toplamaya çalışıcam.. elimde henüz 6 dergi var bunlara çocuk kitabı da eklemek istiyorum yakın zamanda kitapçıya gidip çocuk kitabı da alıcam ayrıca çocuk dergisi yayınlayan yayın evlerinden de geçmiş sayılarını isticem..sizlerde destek olun lütfen.. bir kitap yada derginin kimsenin bütçesine zararı olmaz ..

etkinlik sayfası için bir tık 

en son aldıgım maili buraya kopyalıyorum..

     suruç cumhuriyet ilköğretim okulunda görevli öğretmenim okulumuz bulunduğu çevre bakımından düşük ekonomik düzeye sahip mevsimlik işçi olarak çalışan ailelerin çoçuklarından oluşmakta kütüphanemizin kitap eksiğini tamamlamak için çeşitli yayınevlerinden ve buna benzer kuruluşlardan kitap bağışı talebinde bulunmamıza rağmen olumsuz yanıtlar alıyoruz. Bunun için bu gibi kuruluşlar yerine sizin gibi değerli-hayırsever kuruluşlardan ve ilgililerinden kitap bağışı talebinde bulunuyoruz. Bu konuda yardımcı olabilmeniz umuduyla. yapabileceğiniz kitap bağışı sayısının bir önemi yok önemli olan burada bu konuda sıkıntı çeken çocuklara bir nebze olsun katkıda bulunmak. saygılarımla. müslüm BOZKUŞ(054456644913-m.bozkush@hotmail.com) cumhuriyet ilköğretim okulu (04146114056-onbirnisan caddesi cumhuriyet ilköğretim okulu şanlıurf/suruç)


23 Mayıs 2012 Çarşamba

göksu ya giderken


iki haftadır bentlere gitmek için plan yapıoruz ve her seferinde bir şey çıkıo.. geçtiğimiz pazar günü  niyet ettik gitmeye ama sabah bir kalktık ki sağnak yağmur.. tabi her şeyde bir hayır vardır dedik gitmedik..bende pazar günü mü en güzel şekilde değerlendirdim..öğlene doğru annemle mağazaya gittim..( ne kadar  güzelmiş demeyin hemen ) hiç alışveriş modunda deildim ama annem zorla götürdü..kadın istiyo ki onla mağaza  mağaza geziyim bişiler beğeniyim alıyım falan  ama  yok yani yok, ben  o tarz bi kız değilim sevmiorum öyle dolaşmayı..sen al ne alıcaksan ben begenirim diyip çıkıorum işin içinden..sonuç olarak uzun dolanmalarımızdan sonra iki adet yatak örtüsü ve nevresim falan aldık..nevresimleri çok beğenerek aldım ama  böyle üstünde bonsai  falan var  :)  uvvvvvvv

manzaramdan parçalar

işte bu mekan en güzel otellerin konforuna bile bedel manzarası huzur verio bi kere ..işte bende burada takılıorum arada bir..bazen çalışıorum bazen sırf muhabbet edioruz alıoruz  demleme çaylarımızı da ohh hayat bize güzel  :)


Red Kit Sergisi

red kit'i severim ama daltonların yeri bende ayrıdır.. red kit gelmiş dediler görmeden olmaz dedik  .. bi arkadaşıma süpriz yapmak için bundan güzel bişi olamazdı .. onun da çok sevdiğini bilirim :) ikimizde mutlu olduk çocuklugumuza döndük.. sergiden sonra da benim daimi mekanım galata da  ki konağa gittik ordan çıktık sultanahmetteki makarnacıma gittik sonracıgımaaaaa oradanda sarnıca gidip çay içip tavla attık :)

bu arada heryerde bişiyim var yaa makarnacım  çaycım  manzara yerim falan.. heff istanbul benim zaten başka ne olabilir ki :)))

vel hasıl kelam çok güzel bi gündü hafızalarımızda yerini aldı :) bol bol fotografta çektim daha ne olsun :) gökhana teşekkürü borç bilirim süpriz yapmama izin verdiği için.. gökhan çok merci :) 

15 Mayıs 2012 Salı

Söylesene, nerde kayboldun sen? Gülden hangi köşe başında vazgeçtin?

Susmuş bir yanardağ. Küllenmiş bir ateş. Akmayan ırmak. Kokuşmuş su.

Söylesene, nerde kayboldun sen? Gülden hangi köşe başında vazgeçtin?

Ne zamandan beri başına bir kuş tüyü konduğunda ağzından burnundan kan boşanmaya başladı? Yaran o kadar mı derindi? Kolun kanadın nerde kırıldı?

Hangi kör düğümü, içinde bir ukde bile kalmadan kendi ellerinle boynuna attın? Sendeledin, düştün ve bir daha kalkamadın?

Sonsuz bir matlığın bu şehrin üzerine çöktüğünü ve bir daha kalkmayacağını ne zaman anladın?

Hak ile merhamet arasında ezilen her kibrin, ezenin kalbinde sonsuz üzeri sonsuz yeni bir kibir doğurduğunu hangi cehennem ağzında unuttun? Söylesene, ağlamayı ne zaman unuttun?

Söyle bana; kesif bir sis içinde yol almaya çalışırken sis lambalarını yakmayı unutmanın ölümcül kazalara yol açtığını, refüj çizgisinde unutulmuş bir zaman üzerinde durmanın sanıldığı kadar emniyetli olmadığını bilmiyor muydun?

Cerahatli bir yaranın patlaması gibi ortaya saçılan bütün bu cümleleri sen mi yazdın?

Karanlık sözler, yaralı uzmanlara göre. Kelimeleri bu kadar çok israf ettiğinden mi yoksa kelimelerle ölünebileceğini hakkelyakin tecrübe ettiğinden mi?

Görünmek istediğin ile göründüğün arasındaki uçurumu fark ettiğinden mi oldu bu?

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Kalbim uzun menzilim benim

Ben ona dedim ki
Suyun üç hali var
Dördüncüsü sensin.

Taşların saltanatında
Bir gönül iklimiyim
Ağzımda esensin.

titreme daha fazla kalbim



“onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin”
Birhan Keskin

intihar günleri 1




intihar günleri 1


sana böyle akmaktan çok korktuğum için 
oldu herşey 
şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni !

7 Mayıs 2012 Pazartesi

hıdırellez şenlikleri


fark ettim ki bu sıralar ( aslında bu sıralar demek olmaz uzuuuuun zamandır ) bloguma yazı yazmıorum.. aslında yazmak istiyorum ama zaman bulamıorum buluncada başka şeyler çıkıyor..
dedim bi yerden başlamak lazım..nerden nerden  diye düşünürken gezilerden başlayalım dedim..

uzun zamandır  bir gezmektir gidio deli dürtmüş gibi durmuorum yerimde :) nasıl oluosa o an gezmeye zaman bulabiliyorum :) tamamen tesadüf ama :)

30 Nisan 2012 Pazartesi

özledim blogumla dertleşmeyi..



hani bazen olur ya  bi anlık bi his gelir işte o an herşey hazır olsa insan çekip gidicek kadar cesaretlidir.. işte  öyle bir  his  taşıyorum  son zamanlarda.. gitmek kelimesi dolanıp duruyor aklımda.. çekil şurdan işim gücüm var diorum ama yok ille bi yerlerden   göstericek kendini ..beynimde bi o yana bi bu yana geçip ben burdayım  hala buradayım  der gibi göz kırpıo bana..

işlerimi biraz kolaylasam gidilicek yeri bile hazırladım.. demek ki ne kadar görmezden gelsemde o kelimeyi içten içe hazırlıgımı da yapmışım..hani fırsatını buldugumda  gidilicek  yerlerim belli..

24 Nisan 2012 Salı

kurtarma postu

nisan ayı  benim için o kadar dolu ve yogun geçti ki, bloga yazı  giricek zaman bulamadım..anlatıcaklar birikti tabi..bu postu  gecenin  4 ünde yazıorum.. Allahtan zamanlamalı programlı yayınlama var :) aslında boş kaldıkça yazıp    hazırlamak lazım.. neyse..

Çok yogunum dedim ama  kendime de vakit ayırıyorum tabi.. ben sıkıntıya baskıya gelemiorum darlanıorum ..hayal gücümü beslicek  kafamı dagıtıcak  iş düşündürmeyecek şeyler yapmassam  ortaya bi işte çıkarmam  zor..
bi süredir atölyeye  gitmiyorum.yaglı boya resimlerim  de yarım kaldı..agırlıgı grafik tasarıma vermek durumunda kaldım..ama çok memnunum böyle yaptıgım içinde ..

geçen haftayı  dolu dolu geçirdim diyebilirim..neler yaptığımı şöyle bir sıralarsam eğer..

10 Nisan 2012 Salı

Bu Böyledir





“Bazı geceler, zaman bir yerlerde takılıp kalır. 
Bazı şarkılar sadece böyle zamanda dinleyelim diye vardır. 
Bazı şiirler ancak böyle zamanlarda anlaşılabilir. 
Bazı hikayelere sadece ve sadece böyle zamanlarda katlanılabilir. 
Bazı geceler, zaman buzdan bir bıçak kadar sert, soğuk ve şeffaftır. 
Görünmez bir el onu ruhumuzun en hassas noktasına batırır.”

Normal


Evet doğrudur, ben pek ‘normal’ biri değilim. Normal kelimesinin sözlük anlamını sözlükten açıp baksam normal olma halini kendimle nereye kadar bağdaştırırım bilemem ama normalliği konuşabilirim, bunun üzerine cümleler tüketebilirim. Baktığım her şeyi ca’nımın ta derininden hissederek ömrümü törpülemem normal değil elbet, yahut hayatımdaki her şeyle kendi başıma uğraşmayı istemem. Bir şekilde asosyalleştiriyordur illa ki beni. En doğruyu ve en iyiyi ben bilirim demem asla ama elimdekini, bildiğim en iyi şekilde yapmak için çabalarım ve evet kendi başıma yapmak isterim zira etrafımda işini tam anlamıyla yapabilene rastlamamış bir genel geçer vatandaş olarak tedirginim sonuçta.

7 Nisan 2012 Cumartesi

prensesime veda vakti yaklaşıyor :(((


bebeğimle  pek ilgilenemediğim bir dönem, iş koşturmasından dolayı akşamdan akşama görüyorum onu..gece çalışırken oda uyumuyo bazen benimle birlikte, kucağmda otururken birden bir horultu sesi gelio sonra  sızıp kalıo yavrum..şila benim için o kadar değerli ki kimseye değişmem onu..bebekliğinden beri benimle .. birbirimize çok bağlıyız..ama ne yazık ki bi süreliğine bir arkadaşıma emanet edicem onu..

29 Mart 2012 Perşembe

Atölyede ki Halimiz

uzun zamandır ne anatomi nede karakalem  çizemiorum..sürekli  grafik tasarım ( logo, katalog, vs, )  ve yağlı boya yapıyorum..zaten günümüzün çoğu dışarıda geçiyor..epey sipariş aldık bi yandan onları  yetiştiriyoruz bi yandan da duvar resmi yapıyoruz..iş toplantıları gürüşmeler  ziyaretler  yemekler derken zman akıp gidiyor..

yogun ve keyifli günlerden kısa kısa vol:3

son zamanlarda  yogunluktan bloga vakit ayıramıyorum..sürekli dışardayım yada atölyedeyiz..hep bir koşuşturma hali..bu gün biraz boşlugum oldu  bende fırsat bu fırsat diyerek  iki kelam edeyim dedim..

pazartesi günü  bahçeşehir üni deydik yine sayın mehmet ÇELİK hocam  bizi konsere davet etti saolsun.. kardeş türküler konserine katıldık..bu tempolu günlerde ilaç  gibi geldi bize..sergiden sonra görüşemediğimiz dostlarımızla abilerimizle de görüşüp sohbet etme fırsatını yakaladık..güzel bi akşamdı..


19 Mart 2012 Pazartesi

Tedirginim

“Eskisi kadar özlemiyorum seni,
Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..
Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..
Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
Biraz yorgunum..
Biraz kırgın..
Biraz da kirletti sensizlik beni..
Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
“İyiyimler” yamaladım dilime.
Tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
Gel diye beklemiyorum artık,
Hatta istemiyorum gelmeni..
Nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
Arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
Benim derdim yeter bana banane !
Alıştım mı yokluğuna ?
Vaz mı geçiyorum, varlığından ?
Tedirginim aslında..”

— Özdemir Asaf

15 Mart 2012 Perşembe

Van Boğaziçinde resim sergisi

bir kaç gündür sergi telaşımız var.. sanat danışmanlığını yaptığım ünlü ressam  sayın hocam Haydar Ekinek'in  van ile ilgili sergisi için koşturuyorum.. bi yandan da atölyede resim yapıorum  bi yandan okula gidiyorum bi yandan grafik tasarım işleri yapıorum.. ama son iki gündür kendi işimle ilgilenemiyorum diyebilirim.. müşterilerimi ihmal ettim  özellikle şu iki gün çok yogundum kuaföre bile gitmeye zamanı zor buldum ..neyse ki bu akşam tablolarımızı  astık  ve bitirdik ..ama tabi bu esnada başıma gelmeyen de kalmadı , aracımızın kapısına ayağım sıkıştı manikürde parmağımdan oluyodum, tabloları asarken elemanlardan biri üzerime düşüyodu neyse ki sağ sağlim eve gelebildim :) sanırım hiperaktifliğime nazar değdi :)

29 Şubat 2012 Çarşamba

Duyarsız Kalmayın Tepkimizi Gösterelim Bu insanlar Hala Bu Cinayetlere Devam Ediyor!!!



TUZLA DOGAL YASAM PARKINDA YUZLERCE HAYVANIN KATİLLERİ;
ALİ KEMAL DURGUN
BEKİR BAYRAM
KAMURAN USLU

HALA KOPEK ÖLDURME GOREVLERİNE DEVAM EDİYORLAR !!!

BU VİDEOLARIN BU ZAMANA KADAR SAKLANMASININ NEDENİ OLAYIN SAVCILIGA İNTİKAL ETMESİYDİ ANCAK SAVCILIK DAVAYI REDDETTİ !!!

22 Şubat 2012 Çarşamba

günlüğümsü

bu günlerde çok sıkılıyorum.. ders çalışmam gerek zorunlu hissedince  yapasım gelmio ama  yapmadan da olmuyo..dersten sıkılınca çizime geçiorum.. ondan sıkılıncada derse.. tabi elimde telefon sürekli de bir twit atma halindeyim..çiziorum çiziorum kusana kadar çiziorum.. ama hepsi 15 er dk lık skechler.. adam akıllı bişi yok ..bunların yanı sıra pc de programla oluşturmam gereken bazı  çalışmalarda var katalog broşür afiş ve logo..ama hiç enerjim yok nedense.. aklımda o kadar çok fikir var ki  ne zaman icraata geçicem  merakla bekliorum..buraya da  pek bişi ekleyemiorum haliyle  bari  geçen gün okulda çizdiğim ineği   koyalım..ilk defa hayvan çizdim.. hocam beğendi ilk olmasına ragmen :)  şimdi karşınızda sarı kız :) 


telefonla çekince biraz kayık oldu :)

21 Şubat 2012 Salı

bu çekilişe kim katılmak istemez ki

Bal köpüğü tasarımdan harika bir çekiliş..ben bu makinaya bayıldım fotograf çekme delisi olarak bana çıkmasını diliyorumm :)

katılmak için Tık Tık 

17 Şubat 2012 Cuma

son zamanlarda ki halet-i Ruhiyem


içimde patlamaya hazır bi volkan gibi kaynayan bişey var sanki..bi bakıyorum kabıma sığmıyorum..bi bakıyorum miskin miskin dolanıorum evin içinde..elimde çay kahve ayağımdan  hiç çıkmayan panduf lar  üzerimde  bana bir kaç beden  büyük olan erkek kardeşimin poları ile o oda senin bu oda  benim  dolanıorum..

13 Şubat 2012 Pazartesi

objektifimden bir kaç kare..

Yine  bir zaruri sebepten ötürü  dar zamanda fotograf çekmek durumunda kaldım..hava şartları insanı zorlasada mecbur olunca yapıcak bir şey yok..hoş ben ne kadar donarsam donayım yine de seviyorum fotograf çekmeyi.. bana zor gelmiyor en azından..bunlar da kilise balat ve tren garında çektiğim fotograflardan  bazıları..


10 Şubat 2012 Cuma

çizik

Büyük iskender heykeline hayranlığımı bilen bilir.. hatta genel olarak heykelleri çok severim..dün gece  yine didemle  otururken birden o heykeli çizesim geldi..saat gece 12 ye geliodu sanırım..üşenmedim çizdim kendimce tabi.. yüzünü başka bi yüz olarak yaptım sonra sildim en iyisi yüzsüz olsun dedim.. zaten benim için önemli olan kısım anatomi..neyse işte velhasıl kelam çizittirdik  kanaatimizce..boş durmaktan iyidir dedik..


 ilk hali böyleydi biraz ara verdim

1 Şubat 2012 Çarşamba

bir kaç çizik

dün gece kankamla çiziktirdik  saolsun bana eşlik etti oda beni çizerek :) oda bir  resim yapışımız var ki  evlere şenlik :)

 İşte kankamın gözünden benim halim :) biraz dikkatli bakınca fiyonklu yüzük  ve her daim severek kullandıgım anahtar kolyemide yapmış :) kuzum benim 

beyaz huzur..pencereden kar görünür..


30 Ocak 2012 Pazartesi

ve yeni tumblr blogum



ne zmandır kendime tumblr blogu açmayı istiyordum kısa anekdotlar için   ve  geçenlerde açtım.. orada anekdotlar, şarkılar videolar ve  fotograflar paylaşıyorum ziyaretinizi beklerim :)

Berra'nın Anekdotları 

29 Ocak 2012 Pazar

Filmler

uzun zamandır izlediğim filmlerden bahsetmemiştim..bu gün  bu soğuk pazar günün de yanıbaşımda dumanı tüten mis kokulu kahve eşliğinde filmlerden bahsedeyim dedim..

geçtiğimiz perşembe almadovar'ın filmi olan "İçinde yaşadığım deri" filmini izledim..film psikolojik bir film kurgu  çok iyiydi gerçekten..insanı dehşete düşüren  cinstendi..sıkılmadan izleyebiliceğiniz bir film..




28 Ocak 2012 Cumartesi

blogumun 3. yaş günü

Bu gün blogum 3. senesine girdi..bende eskilere yolculuk yaptım bu zaman tünelinde..ilk başladığı an'a gittim şöyle bir..


Herşey 2010 yılı ocak ayının 28 inde başlamıştı.. Evet o gün burayı açtım ve kendime dair hayata bakışıma dair paylaşımlarda bulundum..Geriye dönüp bakınca iyi ki diyorum, iyi ki açmışım burayı ..Çünkü insan bazen ne yaşadıgını unutabiliyor ama yazılan şeyler unutulmuyor..Blogumun sloganında da oldugu gibi ne demişler söz uçar yazı kalır..Şimdi geriye dönüp yazdıklarımı okuyorum da vayy be diorum  ne çok şey yapmışım yada ne çok üzülmüşüm..tabi ki sevinçlerimi mutlu anlarımı da okudukça mutlu oluyorum..her açıdan ne kadar yol katettiğimi görmek gerçekten güzel.

ve sevgili blog okuyucuları sizler iyi ki varsınız..paylaşımlarıma yaptıgınız içten  bir merhaba ile bu maceramın bir parçası oldunuz..hepinize kucak dolusu sevgiler..

sen gelişi güzeldin sevgilim



Gitmekten vaz mı geçiyorsun yani diye sormuştum; “gitmelerden vazgeçmiş değilim; ben gelmelerden yoruldum” dedi ve yine gitti. Zaten her gelişi gider gibiydi, her gidişi de gelir gibi… Ne yanımdayken mutlu olabiliyordum, ne de ayrı kalabiliyordum. Hem armağan gibiydi gidişi, hem ceza. Ve bir kez daha anladım; gelişigüzeldin sen sevgilim, gidişi değil. 

Kahraman Tazeoğlu

27 Ocak 2012 Cuma

Çok okuyan mı bilir Çok gezen mi ?



Çocukluğumuzda kaç kez duyduk kim bilir: “Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?” Cevaptan çok, sorunun kendisi önemliydi sanki. Ortada derin bir ikilem varmış gibi ciddiyetle yöneltilirdi soru. Her seferinde “Çok okuyan!” dememiz beklenirdi. Galiba ilköğretimdeki öğretmenlerimiz, okuma sevgimizi böyle artırmaya çalışırdı. Çok okumakla çok gezmek asla yan yana gelemezmiş gibi… Bense okumayı da gezmeyi de tutkuyla seven biri olarak  ikiye bölünürdüm. Hiçbir zaman ısınamadım bu yapay ikileme, okumanın da içten içe bir seyahat olduğuna inandığımdan, her kitabın bizi başka bir yolculuğa çıkardığını düşündüğümden. Okuyarak gezmek, her kitabı başlı başınabir serüven sayarak bir başka ortama, bir başka yaşama uzanan bir yolculuk yapmak mümkündür çünkü. Gezerken de her insanı ve her hayatı bir kitap gibi düşünerek dünyayı okumak da mümkün. Okumak ve gezmek aslında o kadar iç içe ki…

26 Ocak 2012 Perşembe

Carmen Lundy konseri izlenimlerim




Dün akşam Akbank sanat'ta  sahne alan caz müziğin divası Carmen Lundy yine harikalar yarattı.Carmen Lundy'nin  konserlerine  daha önce katılmamıştım.Akbank sanat'ın  bu harika etkinliğiyle kendisini canlı olarak dinleme fırsatını buldum..Caz müzik deyince benim aklıma ilk gelen isim Carmen Lundy oluyor.Günümüzün en yetenekli, saygın ve sofistike caz vokalistlerinden Carmen Lundy,güzel sesinin yorumunun yanı sıra sahnedeki duruşuylada izleyenleri etkisinde bıraktı..Blues ve kilise müziği köklerini caz öğeleriyle birleştiren carman lundy'e bir kez daha hayran oldum diyebilirim..

24 Ocak 2012 Salı

Caz severlere güzel haber



Bu akşam ve yarın akşam  Akbank Sanat Caz müziğin divası Carmen Lundy ağırlıyor. Benim gibi caz severler için kaçırılmayacak fırsat..
 Carmen Lundy ve grubu, ayrıca 26 Ocak Perşembe günü 14.00’te iseAkbank Sanat’ta deneyimlerini paylaştıkları bir workshop düzenliyor.

Bu da en sevdiğim parçalarından biri O şarkı

günlük post ( 2010 dan kalma taslaklarda unuttuğum yazı)

dip not: Bu yazıyı 2010 yılının mart ayında yazmışım..taslaklara bakarken  fark ettim yayınlamayı unutmuşm sanırım yada kesin ekliyeceğim bir şeyler vardı..şimdi oldugu gibi düzenlemeden yayınladım :) pek faalmişim o zmanlarda da  :) seminer seminer geziodum şimdi onlara pek fırsat buluyorum..

ya ne zmandır yazmıorum bloga .. niyeyse hiç yazasım yok üşeniyorum.. :) ama canım sıkılıo buraya bişiler yazmam lazım .. cuma günü bi yere gittim keyf-i balat diye bi mekan .. çok begendim tam bana göre bi yer..otantik romantik :))  o yagmurda ıslana ıslana gittim  ama iyikide gitmişim ..sözde fatihle çizim yapcaktık ama çene yapmaktan  bişi yapamadık :)  bu arada kendisi bana ingilizce dersi vericek özel ders yani :) tabi  fırsat yaratıp görüşebilirsek.. kendisi wep tasarımcı grafiker aynı zmanda,görseli harika oldugu için bi kaç tüyo alıyım dedim  ama bizim çeneler tavan yaptı tabi benim çizimde yalan oldu :) hımm bu arada ben geçen ctesi değil ondan önceki ctesi ( dıdısının dıdısı gibi oldu ) yazarlar birliğine gittim yazarlığın saklı bahçesi diye bi program var Ali Ural'ın hazırladıgı orda bi yazarla tanıştım YASEMİN KARAHÜSEYİN  çok tatlı bi bayan kendisi nasıl yazmaya başladıgını ve kitabının yazma evresini anlattı .. yazmak hiç kolay iş değiş aslında (yani kitap yazmak ) bende bi kaç soru sordum kendisine, biraz muhabbet falan derken öyle geçti o gün.. bu sıralar baya geziorum.. bi yanım çok aktif diğer yanım da bi o kadar tembel.. seviyorumda bide bu tembelliği ya :) bu arada kursta bi kompozisyon çizdim kuruboya ile ilk denememi yaptım  stilist çizimleri hariç kompozisyonda ilk yapışım  burayada eklerim not verin bana :) hoca not veremeden askere gitti:)) çok zevkli oluyomuş kuruboya ile çalışmak bide tükenmezle  kuruboya karışık yapıcam  bakalım o nasıl olucak :) saat oluyo bu kadar dedikodu yeter bu günlük .. daha nisan ayı listesi yapıcam pff cidden uyuşuk oldum iyice :)  sabahın köründe geliorum ofise mıymıntı oluyorum erken gelince :)) bişi yapasım gelmiio yarın yapcam  ama söz ..

17 Ocak 2012 Salı

kestik biraz mola :)

Dün akşam İstanbulajansı'nın genel yayın yönetmeni sevgili abim Bekir KAPLAN'ın esma sultan yalısından kanal 35'te hazırlayıp sunduğu köprü programının ilk yayın günüydü..ve ilk konuğumuz iletişim uzmanı sayın Mustafa KAYA idi..muhteşem boğaz manzarası ve lapa lapa yağan kar eşiliğinde güzel bir yayın oldu..kar yağışının sebep olduğu trafik aksaklığından dolayı  biraz geç başladık ama olsun  her şey gayet güzel  gitti..bende boş durmadım  tabi ki yayından önce bol bol  fotograf çektim.. bi kaç kareyi de burda paylaşalım..

16 Ocak 2012 Pazartesi

yarası saklım


Sorma bana,nekadar seviyorsun diye!
O kadar,işte!
Tavanı kadar sokağın,dibi kadar cehennemin...

[nazım hikmet].

11 Ocak 2012 Çarşamba

kocaman kalbi olan kız :)

öss yaklaştı beni bi heyecan bastı..düne kadar takmıodum ama şimdi ufaktan bir  ders çalışmalısın alarmları çalmaya başladı beynimde..yapılıcak o kdar çok şey var ki; çizimler yarım kalan çalışmalar, bir süredir yazmayı ihmal ettiğim hikayem, gidiceğim sergiler, okumam gereken kitaplar, off off  hepsi iyi güzelde zaman  yok yada dogru zamanı denk getiremiorum..bi süre sanırım suluboyalarla gidicem :)  eskizlerden fırsat buldukça mola olarak  suluboya yapıorum..eskizleri eklemiorum  çünkü dişe dokunur yanları yok olanlardan seçip eklicem ama tabi fırsat bulabilirsem.. ve tüm bunların dışında hayat gayet iyi ve yogun gidiyor :) 


9 Ocak 2012 Pazartesi

suluboya palyaço

Gün içerisinde fırsat buldukça bişiler çizmeye çalışıorum..sıkıldıgımda da suluboyaya sarıorum..az önce de bi tane palyaço yaptım..ama ne yapmak her yanı şilanın pati izleriyle dolu..son zamanlarda o kadar yaramaz oldu ki zor baş ediorum onunla..bu gün ben çay bardagını devirdim o da suluboyanın su kabını devirdi sanırım sakarlıkta bana çekmiş :) bayılıyor suyla oynamaya iki de bir gelip patisini batırıyo..şimdi yazınca komik gelio gülüorum ama o yaptgında çok sinir oluorum birde patisini suya batırdıktan sonra yüzüme dogru sallayıp bana sıçratışı yokmu deli oluorum..ama seviorum onu nihayetinde..şimdi yanımda uyuyo horlayarak :) tabi çok yoruldu kızım  boyalar sular falan :) resim kagıdının da içine ettik çay çaorba karışık bi teknik oldu :) zaten çokta önemli bişi deildi :)


5 Ocak 2012 Perşembe

ne zamandır yapmadıgımı fark etmiştim :)

epeydir suluboya  yapmıodum ilham perisi bana naber demek için ugramış bende hemen bir boyama yapıp  iyilik diye cvp verdim..perileri severiz biz  :) kuşları da öyle  hele baykuşları çok çok severiz :)

şila ile birlikte yaptık bunu oda patilerini  önce suya sonra  kagıda sürdü çok meraklı resimlere ve suluboyaya  o kadar meraklı ki  suluboyanın  su kabından içicekti yakalamasam :)
şimdilik hoşçakalın başka postta görüşürüz :)

4 Ocak 2012 Çarşamba

posta kutusundakı mızıka



yalnızlığın bana yakıştığını söylüyorlar. iyi duruyormuş üzerimde. renkleri sade ve uyumluymuş dikimi kusursuzmuş. bu mahir terzinin adını öğrenmek istiyorlar. söyler miyim hiç. konfeksiyon yalnızlıklar ne güne duruyor söyler miyim hiç sevgili dost bana bencilce hareket ettiğimi söyleme sakın insanlara güvenimi kaybettim. terzimin adını sadece deniz fenerlerine ve kız kulesine verdim .galata kulesi de istedi ama reddettim onu. çünkü o her gece koynuna yabancıları alıyor. yalnızlık senin neyine dedim. neyine senin yalnızlık!

Ali Ural