22 Ağustos 2011 Pazartesi

her şeyden biraz


dün kankacım geldi nihayet bitmek bilmeyen  tatilden.. 2 aydır ortalıkta yoktu..çok özlemişim onu..dün  dışarı çıktık  sonra eve geldik sahura kadar da oturduk bahçede..konuş konuş bitmio ne çok şey birikmiş..gelirken bana birde hediye getirmiş kuşum..En sevdiğim şeyden almış KİTAP :)  Dizüstü edebiyat serisini okumadım henüz..pek tarzım olan kitaplar değiller ama bazen tarzın dışına çıkmak gerekmiş..kankacığıma çok tşk ediyorum tekrar..serinin bi kaç kitabını almış, sanırım elimde ki iskender pala bitince bir süre bu seriye odaklanıcaz :)

16 Ağustos 2011 Salı

Gitmek




gitmek. 
bir hançeri inceltip,
okyanusa daldırmak isteği.
ya da düşebilmek atlasların
dışına ki, ey kalbim!
yalnızsın bu yolculukta da.

gitmek. 
o kaos duygusu, aklın
sarsıntılarla yorgun düşüşü.
bilincin kamaşması belki de.
rehin bırakılacak bir şey yok,
unuttuklarından başka.

gitmek. 
bir büyü gibi saran
ağrılar yumağı, kışkırtılmış
düşlerdir ki sen şimdi,
esirgeme kendini kalbim

kederin o derin yalnızlığından.


ahmet telli / gitmek

11 Ağustos 2011 Perşembe

öylesine karalamalar..

yağmurlu bir sabaha uyandı istanbul..sabahın erken bi saatinde 2 saat dışardaydım, tam da yağmurun şiddetlendiği saatlerde..sırılsıklam oldum..ama seviyorum ıslanmayı..şikayetçi değilim..bu gün bir şeyler çizmeye karar verdim..o dediği için mi bilmiorum :) ama çizmek istiyorum özledim..hem zaman daralıyor  ne yazık ki..


skech defterimde bi kaç eskiz buldum sanırım öylesine karalamaya çalışmışım ama yarım bırakmışım..bu gün yeni bir şeyler çizip eskisi gibi blogumu çizimlere boğmak istiyorum :) inş. bu kararımın arkasında dururum..kesin konuşamıorum çünkü kendimi biliyorum..çok hassas bi yapım var en ufak şeyde tepe taklak oluorum herşeyden elimi çekiorum ama yanlış bu..artık öyle davranmamaya çalışıcam, gayret edicem başarıcam..

9 Ağustos 2011 Salı

Uzun bir muhabbet-i derya..

günler  geçiyor öylece geçiyor hiç bir şey yapmadan..böyle böyle haftalar aylar geçicek sonra ..sonra   ..    ?


günler  geçiyor.. Bir şekilde geçiyor nasıl geçtiği önemli değil pek.. Her geçen gün biraz daha eksiliyor bir şeyler..

4 Ağustos 2011 Perşembe

‎"Birlikte olmayı hak etmeyen milyonlarca insan yanyanayken,
Ben neden hala senden ayrı nefes alıyorum. ?"‎

2 Ağustos 2011 Salı

aşkın bana değdi değeli


Seni ne kadar çok seviyorum..

                              söylerken bile acı çekiyorum..





1 Ağustos 2011 Pazartesi

aşk ve acı

bir süredir ortalıkta yoktum. Twitter'dan, facebook'tan  blog'tan beni merak edip mail atan arayan arkadaşlarıma çok tşk ediyorum. bir süre dinlenmem gerekti bu yüzden 10 gün kadar uzak kaldım herşeyden..İşten çizimlerimden kitaplarımdan bilgisayarımdan blogumdan  herşeyden ..

izine çıkmadan önce yaşadığım o kriz bi çok şeyi de beraberinde getirdi olmadık işler çıkardı başıma..çok kırılgan hassas bi yapım var biliyorum dirayetli değilim..dayanıklı hiç değilim..isterdim ki biraz gaddar acımasız duygusuz biri olayım..o zaman böyle olmazdı..sevmeseydim güçlü olurdum yine, ama sevdim ..


bu sinir krizleri bi kaç kere daha oldu ama önemsemiyordum sıcaktan bayıldım stresten üzüntüden diyordum  ta ki bu son iki tanesine kadar..mecburen izine ayrılmak zorunda kaldım..bu geçen zamanda ilk bi kaç gün  gerekli testleri yaptırdım.. O iğrenç makinaların içine girmek hemde tekrar tekrar, beni o kadar yordu ki hiç bişeye halim kalmamıştı, hatta bir şey yapmak için istek bile duymuyordum artık..başka uğraşlar bulup o bi kaç günün hastane sonralarını oyalanarak geçirdim..arada bir hikayemi yazmayı da ihmal etmedim tabi..sanırım  biraz hızlanmalı elimi çabuk tutup bitirmeliyim hikayemi, zaman geçiyor..


ve fırsatını bulunca kaçtım İstanbul'dan..herşey'den uzaklaşıp hepsini yok saymaya çalıştım..gittiğim yer o kadar sakindi ki..hiç gelmek istemedim..hiç bitmesin istedim..ama burada beni bekleyen dönmemi gerektiren şeyler yüzünden döndüm..hayatımın en güzel en unutulmaz günleri oldu orada yaşadıklarım..