20 Temmuz 2011 Çarşamba

"Sen Bana Pahalıya Patladın Sevgilim! "

yazmak zor zanaat. Gerçekten bazen inanılmaz zor olabiliyor. Anlatmak, konuşmak istiyorsun ama bi türlü dile gelip söz olup çıkmıyor kelimeler. Yine konuşamadığım, konuşmakta zorlandığım zamanlardan birindeyim. Bu halimi hiç sevmiyorum. Ama bu benim, kendimim, aslım bu benim! Ne kadar sevmesem de ben böyleyim. 



İnsan denen varlığın içinde o kadar çok duygu durumu var ki bunlardan en başlıcaları SEVİNMEK NEFRET ETMEK ve ÜZÜLMEK. İnsan her daim  en çok bunları yaşar, sorsak akla ilk gelen budur. Neden sevindiğimizde mutlu olduğumuzda dünyayı bile taşıyacak  güçte olup, herşeye iyimser olumlu açılardan bakıyoruz da üzgünken kolumuz kanadımız kırılıyor. En sevdiğimiz kişileri üzüyor, sevdiğimiz uğraşlardan bile uzaklaşıyoruz. Oda bir duygu sonuçta bu kadar kendimizi yıpratmaya ne gerek var. Hiç bir acı sonsuza kadar sürmez diye boşuna söylenmemişya. Neden bu söze inanmayı denemiyorum. 


Ben üzüntümü de mutluluğumu da açık açık yaşayan biriyim. Mutlu olduğumda bambaşka bir berrayım üzgün olduğumda bambaşka. Kendimi inanılmaz yalnız hissediyor ve daha da yalnızlaşmak için çaba gösteriyorum sanki. İçimde küçük çapta bir ordu yaşıyor ve bunlar daha çok kararsızken ve üzgünden çıkıyor meydana sürekli bana akıl veriyorlar. Hiç susmuyorlar ve hepsi de o kadar doğru şeyler söylüyorlar ki bu kadar gerçeği kaldıramıyorum bazen. iç seslerim bile bana yardım etmeye çalışırken ben daha da soyutlanmak istiyorum herşeyden. Aslında her üzüntümde böyle olmadığımı da fark ettim. Beni böyle herşeyden soyutlanacak kadar üzen tek bir şey var. "Sen" sadece sen sevdiğim. Ondan dolayı böyle elim kolum bağlanıyor, hiç bir şey yapamıyorum. Öyle öfkeliyim ki sana. Söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki sana, ama artık onlara bile gerek yok hepsinin boş olduğunu anladım. söylemek için bile geç. Çok zor olsa da benim için artık kesin karar verdim. Bu durum bu halimin  daha da uzayacağını göstersede bunu yapmaktan başka bir hal çeresi yok. Daha ne kadar zarar görebilirim ki ...

Kendi elimle kendimi öldürmüşüm ben. Senden geçemeyince bilmeden kendimden vazgeçmişim. Derin izler bıraktık hayatlarımızda belki ama bundan sonra ki yaşamımda sana yer yok. Bu sefer çok farklı sen hiç inanmadın bir gün gerçekten gidebileceğime. Ama gidiyorum. Seni de kendimi de özgür bırakıyorum artık. Şunu bilmeni isterim ki; Sen bana pahalıya patladın sevgilim. 



Her ne kadar canımı çok yaksa da en çok yüzünü ve maviş gözlerini özleyeceğim. Her şeye rağmen "Je t'aime mon amour"
Sana son bir şarkı gelsin benden, işte bende seni şarkı da ki gibi sevdim

15 Temmuz 2011 Cuma

yeni temam

bir süredir blogumun hali harap diye yakınından bile geçmiyordum..Bu durum canımı sıkmadı desem yalan olur ama  gerçekten uğraşıp düzeltmek istemedim de nedense..ve bu gün başka bi hazır tema seçip düzenledim..yeterince zor uğraşlarım varken birde blogla uğraşmak istemedim..


Bi süredir buralara uğramazken pek de bir şey yapmadım..Son bi kaç gündür biraz biraz corel'le bir şeyler tasarlamaya uğraşıyorum..Aklımı meşgul edecek bir şeyler arıyorum ama aslında yapıcak o kadar işim var ki. yazmak ve çizmek beni oyalayan en büyük şeyler.Ve en sevdiğim..Ama onlardan bile uzağım 10 gündür. Bu hafta sonum kötü geçti pazar akşamı güzel bir şey olmasını beklerken  gözümü hastane de açtım. İğneler serumlar hastane kokusu  iğrençç. Eve geldikten sonra bi kaç gün dışarı çıkmadım hiç bir şey yapmadım, işe de gelmedim. Bazı şeyleri kaldıramıyorum. bünyem kabul etmiyor sanırım. kabul etmediğinden üzüntümden hasta oluyorum. Elimden bir şey gelmiyor. Kendime yardımcı olamıyorum.

Geçen sene başladığım bir hikayem vardı hani. Burada da yayınlayıp kaldırmıştım. Eski takipçiler bilirler. Ona devam etme kararı almıştım bir süredir. Aralıklı olarak tekrar yazmaya başlamıştım. İşe gelmediğim gün yatmaktan sıkılıp biraz yazayım istedim..Yaklaşık 6 sayfa kadar yazmıştım..Bana göre zor kısımlardan biriydi yazdığım bölüm. Karakterlerim üzgün ve acı çekiyordu. Yazarken zorlanıyorum. Ama yazmıştım. O kısmı 6 sayfa yazarak geride bırakmıştım. Bu tam 3 saatimi aldı. Sonra kapı çaldı  alt komşumuz web kameramızı istedi. yazmakta olduğum  sayfayı aşağı alıp kameranın kablosunu  bulmaya çalıştım..Ama kablolar arkadan  verildiği için yetişemedim. Sonra bilgisayar kapandı. :(( kamerayı  çıkaramamıştım,üstüne bilgisayarda kapanmıştı ve ben 3 saat'te yazdığım o 6 sayfayı kaydetmemiştim. Kadın  gittikten sonra neredeyse bilgisayarı kırıcaktım. Çok sinirlendim ağladım öfkemden. Şimdi tekrar yazmaya  ne zaman başlarım bilmiyorum. Hala öfkem geçmedi. Ama hata bendeydi onun yerine başka bir şey de olabilirdi. Elektrik gidebilirdi. Kaybedince anladım bu yazı bile olsa. Yazı tekrar yazılır. Eşya tekrar alınır. Ama bazı şeyler kaybedilince geri gelmez.. (Umarım sende bunun bilincindesindir.)

Hikayemde ki her şey gerçek hayatımda da oluyor, sanki yaşayacaklarımı önceden kaleme almışım gibi hissediyorum bazen. Halbuki bu başka bir hikaye bizimkiyle  aynı değil..Yine de insan,ister istemez düşünüyor benim sonum da mı öyle olacak diye..

12 Temmuz 2011 Salı

...




Bu bizim son buluşmamız
Dilediğin gibi yaşa
enin kahrın çekilmiyor
Veda ettim ben bu aşka



7 Temmuz 2011 Perşembe

maviş

Birlikte o kadar çok anımız var ki,bütün gün  hiç bişey yapmadan film izler gibi kafamın içinde ki bizi izliyorum..Bazan en son gittiğimiz yeri anımsıyorum..Bazan konuştuklarımızı..Bazan inatlaşmalarımızı kavgalarımızı..Geçen gün internette bi gazetenin sayfasında dogru mu yanlış mı? gibi saçma sapan oynadığımız soru cevap oyununu hatırlıyorum gülüyorum kendi kendime..Bazan seninle bi an göz göze gelince sanki ilk defa aşık olmuş gibi heycanlanıp, gözlerinde ki aşkı sıcaklığı ta kalbimde hissetiğim anları..Bazan birlikte dinlediğimiz şarkıları..Senin yanıma gelirken aldığın çikolatalı ama adını bilmediğim tatlıyı..Beraber yediğimiz pizzayı..


Bazan ben motorla giderken ellerimi iki yana açıp şarkı söylerdim..Bazan sen duymazdın bile..Son zamanlarda çok kavga ederdik..Ama en sonunda seni seviyorumla biterdi kavgalarımız..Küs kalamazdık..Kızardım sana ama çok da severdim,belkide bundandı o kadar kızmam..Sen de kızardın ama belli etmezdin..Kırmak istemezdin..Ama ben kırardım, çok kırar sonra da çok üzülürdüm..Ama sen bilirdin..İsteyerek söylemediğimi canımın yandığından canını yakmaya çalıştığımı..Bilirdin! anlardın! susardın yine severdin..Bazen kedim diye severdin beni..Bende sana derdim bi çok şey..Bi çok şey derdim çünkü, hiç bir kelime,cümle seni anlatmama ifade etmeme yetmezdi..Mesela kızınca eşşek sevgilim derdim..Bazen çok sevdiğimden de derdim..Kuşum dememi istemezdin uyuz olurdun..Bazen mavişim derdim o deniz gözlerinde kaybolup giderdim..

5 Temmuz 2011 Salı

tadilattayız!

Blogumu düzenlemeye aldım..tema değişikliğinden  dolayı herşeyin yeri karıştı :(  en kısa zamanda halledicem..düzenlenmesi zor bir tema ki php ve css  falan anlamadıgım için düzeltmek zor oluyor..ugraşıorum..yardım eden arkadaşlarım var saolsunlar..