27 Mayıs 2011 Cuma

Sulu boya serisi hikayemizi okumak ister misiniz ?

Merhaba blogdaşlar ve okur arkadaşlar..uzun bir yazı olacak ama size bu serinin hikayesini anlatmak istiyorum..
şarkımızı açalım mı önce :)
Farid Farjad - Amad Amma 
Bundan 10 gün önce gece uyuyamadığım bi zamanda aklıma bir boya damlası perisi düşüverdi..Önce onu görmezden geldim..Ama bu ne mümkün gözlerimin önünde bi o tarafa bi bu tarafa zıplayıp hoplayıp duruyor..Kalkmak ve uyumaya çalışmak arasında ki gitgellerden sonra hemen kalktım yatağımdan telaşla ve heyecanla..
devamı
Sonra odamdaki üst üste yığılmış işlerimin arasında suluboya kağıdımı aramaya başladım biraz aramadan sonra koyduğum delikten çıkardım ve "işte buradasın buldum seni"dedim gülerek sanki hazine bulmuşum gibi..(Eşyaların ruhu olduğunu düşünürüm ben ve çogu zaman konuşurum onlarla hele kalemlerim boyalarım ve kağıtlarımla )
Ve aklıma düşen boya damlası perisini tuttuğum gibi aklımın bi odasına kapattım..Öylece bıraksam biliyorum sabahı beklemez kaçar..Zaten bu ilham Perisi takımı böyledir olmadık zamanlarda gelir bi güzel bulandırır aklını ilgi göremezse arkasına bakmadan kaçıverirler hemen..Hiç düşünmezler o anda onlarla ilgilenmenin zamanımıdır,ortam müsaitmidir hiçç umurlarında olmaz..Havalıdırlar bazıları burnundan kıl aldırmazlar tabir-i caizse ..Bende bu tecrübeme dayanarak kendisini aklımda sabaha kadar misafir ettim..

Bazı geceler uyku tutmaz hani bi çoğumuzda vardır bu ama özellikle tasarımla uğraşanlarda,yazarlarda ve çizerlerde çoktur..Bir şey üretmenin yada üretememenin sancılarıdır..Eğer yatağa uzandığımda uyuyamıyorsam bişey vardır aklımda,henüz ne olduğunu bilmediğim..Onun sancısıdır aslında uyutmayan o şey her neyse bulana kadar uyku tutmaz o gece..ya üşenmeyip kalemi elime alıp bulabilirim ne olduğunu,yada kitap okuyarak başka hikayelere masallara giderek kendi evrenimden uzaklaşırım..10 gün önce tamda böyle birşey olmuştu işte..

Sabah uyandım alelacele giyinip sanki bi yere yetişicekmiş gibi gece uyanıp hazırladığım resim çantamı alıp çıktım..Bi panik havası halinde ve birazda sevinçle hızlı hızlı yürüdüm..Otobüse bindim, başımı cama yasladıktan sonra aklımda ki odanın penceresini açıp küçük boya damlası perisini kontrol ettim..Baktım öylece duruyor tüm canlılığıyla..Beni görünce hemen "beni ne zaman çıkarıcaksın,sıkıldım! Bir an önce çıkmak istiyorum burdan".. diye söylenmeye başladı bilmiş bilmiş..Bende onu oyalamaya çalıştım ofise gelene kadar..Ona "boya damlası periciğim neden böyle üzüyorsun beni,bak birazdan seninle renklere karışacağız bir bütün olacağız..Lütfen biraz daha sabırlı ol" dedim sakinleştirmeye çalışarak..

Ve sonunda ofisteyim..Normal saatimden daha erken  geldim..İçimde ki perinin daha fazla bunalmaması canlılığını kaybetmemesi için erkenden yollara düştüm..

önce bilgisayarımı açtım sonra kendime kahve yapıp masama oturdum..çizerken nedense  sert şarkılar dinlemeyi seviorum gerçi bu ruh halime göre değişkenlik gösteriyor bazen ama o bugün hayko cepkin dinlemek istedim..Daha önce hiç sevmez dinlemezdim asla dinlemem derdim hatta :) neyse music box'ıma  hayko cepkin, cem adrian şebnem ve aylin aslım şarkılarını attım..

Daha önceden 5 eşit parçaya böldüğüm belki bişiye lazım olur diye sakladığım suluboya kartonlarımı önüme koydum..van goghcuğumu ve fırçalarımı da aldım yanıma..Sıra geldi minik boya damlası perisini çıkarmaya..Açtım odanın kapısını bizim ki havalı havalı çıktı ve van goghcuğumun kenarına oturup bacak bacak üstüne attı..gülerek ve hayretle onu izlerken ben, o tekrar konuşmaya başladı..Ama bu sefer artis artis değilde daha bi sıcak,sevecen anaç bir sesle " Hadi bakalım berracık içindekileri afişe etmenin zamanıdır..Hatırlıyor musun bi arkadaşınla konuşuyordun o sana 'kendi kendine sorular sormaktan vazgeç sorularını çiz düşüncelerinden kaçma onları resmet belki böyle rahatlarsın' demişti..Aslında sende istiyordun bunu çoktandır ama hep aklının en dip odalarına iteklemiştin bu fikri,içine kapanıyordun gittikçe..İlla birilerinin dürtüklermesi lazım seni..İşte ben o zmandan beri senin yanında yörende dolaşıp durdum, sana yardım etmek istedim ama baktım beni görmezden geliyosun bende bir gece yarısı aklına düşmek zorunda kaldım..Şimdi başla hadi içinde sana sorular soran kimsenin bilmediği şeyleri bilen küçük kadınlardan başla resmetmeye..Önce onların varlığını kabul et onları tanı o zaman herşey daha kolay olucak gör bak" dedi..

Ondan aldığım cesaretle başladım çizmeye kaba taslak çizip gerisini boya damlası perisinin ellerine bırakmayı düşündüm..Amacım bunları iş olsun diye yapmak değildi hem kendime meşgale,(sanki yeterince uğraşım yokmuş gibi) düşüncelerimle ve içimde ki dünyada yaşayan küçük kadınlarla barış imzalamak hemde neye benzediklerini görebilmek içindi..O yüzden Alelade çizdim..boyadım..Dün Bazılarının  eksik yerlerini tamamladım buraya eklerken tam olarak bitmiş sayılmazdı aslında hala da sayılmaz ama bi kaç gün onları ellemek istemiyorum belki kalan düzeltmeleri daha sonra yaparım..
17 mayısta başladı bu serüven ve 26 mayısta bitti..

Bu seriye verdiğim isim " Army of lovers" 


Bu küçük kadınların hepsinin bir Adı, bir bakış açısı var..Bir anlamı var içimde..Her birinden yardım alıyorum ben ne kadar bilmesemde..

  Birisi çok evhamlı sürekli herşeyden bi ima çıkarır ne demek istedi acaba der,çok takar kafasına herşeyi..Cesur ve asi görünür kimi zaman ama çok ürkektir..Aslını görebilene..Her an herşeye kırılabilir hiç anlamazsınız neye kırıldığını sır gibi tutar herşeyi içinde..Depresiftir Bi anda dibe vurabilir.. 

♥ Diğeri neşeli hiç bir şeyi takmayan ve hayat kısa diyip küçük şeylere takılarak kendini yıpratmayan ve ona göre hayatında bir problem olmayan herşeyin yolunda olduğunu düşünen bi tip,

♥ Ötekinin tek derdi huzur..Huzuru arar durur sürekli..çok acı çekmiş melankolik bi kız, gözlerinde yüzünde hep bi hüzün var sanır ki kime baksa anlayacaklar yüzünden içindekileri..Ürkektir oda acımaktan kırılmaktan öyle korkar ki..çok dua eder çok okur ..

♥ Bir diğeri ise herşeyi beğenmez,bazen ukala olur, bazen samimi değişken bir ruh hali var,çok araştırır çok kitap dergi vs.. okur..Edebiyat meraklısıdır aynı zamanda..Yazarlarla ressamlarla oturup kalkmaktan büyük keyif alır..Fırsat buldukça yanlarına gider..Heryerde bi tanıdığı vardır..Sağlam hocalara sahiptir kendisi..Hırslıdır başarısızlığın ve melankolinin hayatında yeri yoktur..Varsa yoksa sanat, okumak, öğrenmek, resim, kitap, resim ..

♥ Ve son kızımız ise Aşka aşıktır..Aşkla bütünleşmiştir..Kırılgan hassastır..Aşk için bütün uğraşlarından, herşeyinden vazgeçebilicek kadar gözü karadır..Çok sever çok sahiplenir..Bir o kadar da sevilir,ama aşk hayatı hep engebelidir..İnişler, çıkışlar, engeller, olmazlar, çıkmazlar dibe vuruşlar yaşar..Ama yinede hayata tutunur sonra şu sözü hatırlar ve der ki;Aşktır ki gerisi vesairedir..

İşte böyle ben  bu küçük kadınlarla birlikte yaşıorum..Neden mi böyle bir şey yaptım..Kimlerle konuştuğumu yaşadığımı bilmek ve onları yoksaymamak için bunları yaptım..

Bunlar tek bende yok aslında hepimizde var..Sadece ruhumuzla aramızdaki o ince perdeyi biraz aralayıp içimize bakmak yeterli olur onları görmek için..Ben bunları çizdim boyadım..Bir başkası başka bir şekilde dışa vurur..Kimi yazar kimi çizer..

Bu zaman zarfında sürekli yorumlarını eksik etmeyen blogdaşlarım hepinize çook tşk ederim..

Bu küçük ama uzun hikayemi okuyan arkadaşlar bakan okuyan gözlerinize sağlık çok tşk ediyorum..Bir başka hikayemiz daha olur belki :) 

Ve son sözlerimi de Hermann Hesse'ye bırakıyorum..

"Dışımızda gördüğümüz şeyler, içimizdekilerin aynıdır. İçimizde taşıdığımız gerçek dışında başka bir gerçek yoktur. İnsanların çoğunun gerçeğe bu kadar aykırı bir yaşam sürmesinin nedeni, kendi dışlarındaki görüntüyü gerçek saymaları, içlerindeki dünyaya ise asla söz hakkı tanımamalarıdır. Evet, bu mutlu kılabilir insanı. Ama insan bir kez işin bilincine vardı mı, çoğunluğun izlediği yolu seçmesi diye birşey sözkonusu olamaz. Dostum Sinclair, çoğunluğun izlediği yol kolaydır, bizimkisi ise zor."

* İçimizde her şeyi bilen, her şeyi isteyen, her şeyi bizim kendimizden daha iyi yapan birinin bulunduğunu bilmek ne iyi!..

Bencede :)


8 yorum :

papatya çiçeği dedi ki...

merhaba
resimleriniz ve içerisindeki anlamlar harika olmuş.berra hanım tam 1 saattir size 5.yazım,sürekli internet kesiliyor.yaptıklarınız için çok şeyler dile getirmiştim,ancak olmadı.
bence kesinlikle çizimlerinizi ve onlardaki hissiyatları,şiirlerinizi şatışa dahi sunmaktan çekinmeyin.çünkü;sizin yaptıklarınız hak ediyor.
çizilen kadın simaları evet,harika hakikaten de.huzur,aşk,hassasiyet,hiç bir zaman içindekileri dile getiremeyen değil getirmeyen bir sima daha....çok güzel.
ama biliyor musunuz?hayat bir şeyleri bu şekil kendisine sunmuş ise,ses çıkarılmasının anlamsızlığına inanabilirler.
karakter farklılığından ziyade,kendisine sunulanı kabul etmeleri de olabilir.
düşünsenize aşk,ama ne anlamda sadec sevgi olan bir aşk ister,hayatında tek hakkı var ve o da dediği aşk değil.yorumlanır iken çıkan kelimeleri hiç ama hiç bir anlamı yoktur.
böyle surat ifadeleri böyle olamasını isteyen tek bir kadın ifadesi de olabilir belki.
bizlerle bütün paylaştıklarınız için teşekkürler.
sevgilerimle

şirins dedi ki...

slm berra..serinin bitmesini bn de merakla bekliyodum :) ellerine sağlık çok güzel olmuş yazını da okudum yüreğine sağlık anlattığın karakterleri resimlerle eşleştirdim tabi doğru olup olmadığını bilemem ama yaşadığın duyguyu resime verebilmiş olduğun için doğru olduğunu düşünüyorum...resime ilgisi olmayan bi insana belki de sadece bi kağıt parçası olarak gelebilir bunlar ama bilenler bilir ki aslında bi kağıt parçası bile çok şeyler anlatabilir insana ki öyle...gören gözle bakan gözün farkı da bu olsa gerek :) neyse çok uzattım sanırım :P dediğim gibi ellerine yüreğine ve de kalemine sağlık görüşmek üzere hoşçakal,sevgiler..

papatya çiçeği dedi ki...

bence bu resimleri ve yazıları Farif FARJAD "Amad Amma" dinleyerek bakın.daha da güzel görünüyorlar.
hepsi birbirinden duygu yüklü olmuş,fakat bir tanesi öyle sonsuza dek huzurlu olmak istercesine gözlerini kapatmış.

papatya çiçeği dedi ki...

neden Farib FARJAD ,çünkü bu kişiyide sizin sayenizde tanıdım.çoğu parçalarını dinledim ama en çok beğendiğim parçası "Amad amma".
o nedenle bu resimlere çok yakıştı.
berra hanım sizin yaşamış yada yaşamış olmanız merak konusu olmamalı bence.asıl görünmesi gereken bizimle paylaştıklarınız.
ben sizin çizimlerinize baktığımda acaba ne yaşanılmış ki bu ortaya çıkmış değil de,"nasıl bu kadar güzel çizebilir bir insan,anlam katar kalemlerine"düşünerek bakıyorum.
sevgilerle

Profösör dedi ki...

paylaşımlarını noktasına varana kadar takip ediyorum.. memnunum bundan.. ellerine ve yüreğine sağlık..

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

Papatya çiçeği: cnm çok tşk ederim bu değerli yorumların için..çok mutlu oldum gerçekten farid farjad benim için çok farklı bi yere sahip..ilk önce o şarkıyı koyucaktım ama çok bunaltmıyım insanları dedim belki herkes sevmez diye :) tekrar tşk ederim o güzel yorumların için öpüyorum cnm sevgiler..



şirins: çok tşk ederim tatlım ..anlaşılabildiğim için ve anladığın için çok memnun oldum..değerli yorumlarına çok tşk ederim cnm, sevgiler ..


Profösör: sevgili profösör hocam ilgi ve alakanızı hiç eksik etmediniz çok tşk ederim :) saygılar..

papatya çiçeği dedi ki...

açıkcası,sonrasında resimlerinize tekrar bakar iken,Farib FARJAD ın o parçasını gördüğümde çok şaşırmış idim.acaba ben mi yanlış gördüm dedim ama,yanlış görmemişim.içtenlikle teşekkürler.

sevgilerimle

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

rica ederim ne demek :)