24 Mart 2010 Çarşamba

Gidelim,Öğrenelim,Araştıralım

Evet! bayadır yazmıyodum .. Bu gecen zamanda neler yaptım kısa bi özet geçiyim..bu arada uygun başlık bulamadım ..Gittim dinledim öğrendim araştırdım şimdi de paylaşıyorum :))

Cuma günü İSKENDER PALA'nın Divan Şiiri Saatine gittim tabi ki kaçar mı :) Şeyh Galipi anlattı. Dinlemeye doyum olmuyo iskender hocayı.. sonra ctesi günü okul çıkışı  yazarlar birliğinde ki "Mustafa MİYASOĞLU'nun hazırladığı (servet-i fünun romanı) TÜRK ROMANI ÜZERİNE adlı söyleşiye katıldım .. harika şeyler öğrendim.( bu arada Yazarlar Birliği burnumun dibindeymiş bende yerebatan sarnıcının oralarda aryorum  insan kör olmaya görsün gözünün önündekini görmüyo ) neyse kısaca özetliyim..
Servet -i Fünun dönemi Türk romancıları; gerek anlatı geleneğimizi ve gerekse üstat bildikleri Tanzimat dönemi romancılarını dikkate almadan,daha çok Fransız kültürü etkisinde eser vermişlerdir.Bu dönemin önemli romancıları olan Halit Ziya ile Mehmet Rauf'un eserleri,aslında sosyal ve siyasal atmosferi yansıtmayan,roman kahramanları birey olarak ele alan psikolojik romanlardır.Özellikle "Aşk-ı Memnu"ile "Eylül" adlı romanlar, bu dönemin bütün özelliklerini ortaya koymaktadır.Çağdaş Türk romanının bu iki romanla başlatıldığı bilinir.Mustafa hoca bunları anlattı..


Daha sonra KARİKATÜR VE MİZAH SÖYLEŞİLERİ ne katıldım konuk sanatçı Salih MEMECAN..çok eğlenceli biri çok sevdim kendisini tanıştık kısa bi sohbet ettik.. salih bey karikatürlerinde nelerden esinlendiğini ve bununla ilgili gerek türkiyede gerekse amerikada ki anılarını anlattı.. kendisini zaten takip ediyordum ama artık daha özenle takip etmeye başladım.. bende resim eğitimi alıyorum ama karikatür çizmeyi hiç denemedim henüz :) bana her gün bir şey çizip paylaşmamı önerdi şuana kadar çizimlerimi paylaşmadım burda ama bi toparlıyım paylaşıcam inş..

Salih Memecan ( 2 Eylül 1952 doğumlu Türk karikatürist. Karikatürleri günlük olarak Sabah gazetesi ve ATV’de , haftalık olarak da Aktüel dergisinde yayınlanmaktadır.

Ankara ODTÜ Mimarlık Fakültesi’ni birincilikle bitirdikten sonra yine aynı bölümde yüksek lisansını bitirmiştir. Daha sonra Fullbright bursuyla gittiği A.B.D’de Pennsylvania Üniversitesi’nde doktorasını tamamlamıştır (1983).

Salih Memecan, günlük olarak Sabah gazetesinin ön sayfasında yayınlanan Bizimcity karikatürlerini çizerken bir yandan da yine aynı gazetenin arka sayfasında günlük olarak yayınlanan Sizinkiler bant karikatürlerini çizmektedir. 1998-2007 seneleri arasında ABD'de, New York eyaletinde yaşamış, karikatürlerini ABD'de çizmiştir. Şimdi ise Türkiye'de yaşamaktadır. AKP milletvekili Nursuna Memecan ile evlidir ve 2 çocuğu vardır.

17 Mart 2010 Çarşamba

Kırmızı başlıklı kız masalını hiç bu kadar güzel anlatan oldu mu?

video


Allah nazardan saklasın çok tatlı bi çocuk ya bayıldım blogumada aldım :))
ben bunu saatlerce dinlerim valla .. Allah annesine babasına bağışlasın..

8 Mart 2010 Pazartesi

"YEREBATAN NEY AKŞAMI"

Bu ay ki katılmayı planladığım etkinlik programımdaki " yerebatan ney akşamı" dinletisine gittim.. arkadaşlarımla okul çıkışı her zaman ki gibi nereye gitsek diye düşünüyoruz.. dinleti akşam 7 de başlıcak ve daha 3 saat var.. çorlu'lu ali paşa mı? yoksa seyr-ü sefa mı? diye kararsız kaldık.. bi yandan da fena yağmur yağıyo bi şemsiyeye 3 kişi sığmaya çalışarak seyr-ü sefa nın yolunu tuttuk..önce ısındık biraz bişiler yedik içtik sonra tavla attık :) yendim tabi ki kaçar mı :)) bu seyr-ü sefa çok hoş bi mekan teras katta oldugu için denizi de seyredebiliyoruz..okulda öğle arasında buraya geliyoruz bazen yada çıkışta ..neyse yedik içtik, konuştuk, güldük eğlendik..ben seher feride yan yana gelince hiç sıkılmıyoruz zaten.. sonra yarım kalan çizimlerimizi tamamlayalım dedik.. derken saat geçmiş 18:30 olmuş uvv :)) hemen kalktık beyazıt'tan sallandık sultanahmet'e doğru bide topuklu ayakkabı giymişim ki o halde koşturduğumu düşünün çok komik bi görüntüydü kesin..hadi yediğimiz içtiğimiz bizim olsun ben size gördüklerimi anlatayım :)) neyse geldik sarnıca biletlerimizi aldık ve girdik.. Allahım harika bi atmosfer.. çokta kalabalık yanii oturucak yer yok sözde erkenden gidip en öne oturucaktık :) neyse yine sahneyi gören ön taraflardan bi yer bulduk oturduk .. dinleti 1 saat sürdü ama harikaydı insan orda kendini öyle huzurlu hissediyor ki anlatılmaz yaşanır derler ya aynen öyle işte.. videoyu daha sonra yükleyeceğim.. şimdilik bu harika müzikle idare edin bakalım..


video

BU PROGRAMI HAZIRLAYAN ENDER DOĞAN HOCAYA ÇOK TEŞEKKÜRLER..

5 Mart 2010 Cuma

Gittim

video

GİTTİM...

Bu
şehirden son yükümüde aldım ve gittim.
Ayaklarım nereye götürüyorsa
hangi yalnızlığa sürüklüyorsa gittim bütün yokluklara.
Sessiz ağır
adımlarımda kaldı soğuk kaldırımlar.
Issız sokaklar birbir arkamda
kalırken
Bir karanlığın girdabında son verdim geçmişime.
Kaçış
Devamı..

4 Mart 2010 Perşembe

Faili meçhul bir aşktan arta kalanlar . . .

video


“En kolay olandır gitmek!” “Gitmek hiçbir şeyi bitirmez. Aksine durur ya da yaşar gibi her şey. Gidene değil kalana yoldaş anları vardır, ayrıntıları vardır aşkın en gerisinde.” “ gittiğimi çok sonra anlayacaksın. Şimdi uğurluyorsan, sende kalan yanıma güvendiğin içindir!”

yazıyı yarın yazıcam..

Günün blogu "Berra'nın Çöplüğü"




Dün bloxoo beni günün blogu seçmiş  bu gün öylesine bakarken gördüm profilime yazılan yorumlar olmasa haberim olmıcak.. yorumları görünce başka profile bakıorum sandım şaşırdım :) bu kadar erken  secilmeyi beklemiyodum hani :) şurda blogu açalı daha 1 ay oldu olmadı yani hem daha blogumda tam anlamıyla oturdu sayılmaz .. ama güzel bişi yinede sıralamaya girebilmek mutlu oldum yani :)  çok çok merci bloXoo :)

Antonio Lucio Vivaldi' nin Doğum Günü


Kimdir bu "KIZIL PAPAZ" lakaplı vivaldi? benim gibi merak edenler için kısa bi araştırmadan sonra bu büyük üstadın hakkında edindiğim bilgileri yayınlamak hemde kalıcı bilgi olması açısından bildiklerimi burda da paylaşayım dedim.. bi ara klasik müziğe takmıştım..halada ara sıra dinlerim..

'Kızıl Rahip' lakaplı VİVALDİ, 332 yıl önce bugün dünyaya geldi.

Antonio Lucio Vivaldi'nin Doğum Günü

Kimdir bu "KIZIL PAPAZ" lakaplı vivaldi benim gibi merak edenler için kısa bi araştırmadan sonra  bildiklerimi  burda da paylaşayım dedim.. bi ara klasik müziğe takmıştım..halada ara sıra dinlerim..

'Kızıl Rahip' lakaplı VİVALDİ, 332 yıl önce bugün dünyaya geldi.
Vivaldi barok donemi italyan muziginin en onemli bestecisidir. İlk müzik eğitimini babasından almıştır.Müziğin yanı sıra papaz eğitimide  alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmi ilk görevine atandı. Ama aynı yıl başka bir işe daha girdi. Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanesinde keman öğretmeni oldu. Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. 1709 yılında bu görevinden ayrılmak zorunda kaldi.(bazı rivayetlere göre müzik yüzünden görevini aksattığı için kovulduğuda söylenir) Bu dönemde Vivaldi besteci olarak dikkat çekmeye başladı. Op.1 sonat seti 1705 yılında yayımlandı..

1723 ile 1724’te Roma’daki karnaval mevsimi için üç opera yazdı. Yine 1723’te Vivaldi, Pieta’nın yöneticileriyle ayda iki konçerto besteleme konusunda anlaştı. 1725’te yazdığı eseri Op. 8, Il cimento dell'armonico e dell'inventione ile ünü daha da yayıldı. Bu yıllarda opera sanatçısı Anna Giraud ile ilişkisi başladı.


Vivaldi 
özellikle çocukların eğitimi için bestelediği konçertoları ile ünlüdür
her çocuğa zorlandığı durumlara göre eser yazarmış.1737’de görev yaptığı Ferrara’nın yöneticileriyle Vivaldi arasında sergilenecek operaların seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık Vivaldi’nin işinden olmasına yol açtı. Bu olayın ardından Vivaldi, Amsterdam’a yerleşti. 1741’de Graz’da Anna’yı dinlemek için Avusturya’ya yaptığı yolculuğu sırasında Viyana’da konakladığı bir dulun evinde öldü. Hemen aynı gün kimsesizler mezarlığına gömüldü.

Vivaldi'nin Amsterdam'da basılmış eserleri 100 konçerto ve 40 sonattır. Besteciliğindeki yaratıcılık ve çeşitlilik inanılmaz boyuttadır. 94 opera yapıtı olduğu rivayet edilir ancak bugüne kadar sadece 19 tanesi bilinmektedir. 500 kadar konçerto yazdığı sanılmaktadır.


Vivaldi hayalinde canlandırdığı resimleri müzik haline getirmiştir. Eserlerinde, hayallerine verdiği başrolü açıklayıcı sonelerle destekler. En ünlü eseri sayılan Op.8 içerisindeki Dört Mevsim (le quatro stagioni de'anno)konçertosunda mevsimler kendi özellikleri ile anlatılmıştır. Vivaldi'nin bu muhteşem eseri uzun yıllar sonra Beethoven'a da ilham kaynağı olmuş ve Pastoral Senfoni bu şekilde ortaya çıkmıştır.


  Günümüzde klasik müzikle ilgilenmeyenlerin bile bildiği  dört mevsim adlı eseri  4 ayrı konçerto eserinin toplanmasından oluşmuştur.İşte o muhteşem eser ..
 

Kaynak :wikipedia,internet 

3 Mart 2010 Çarşamba

ŞİMDİ YALNIZIZ İKİMİZDE. . .

Şimdi Yalnızız ikimizde,
Hükmümüzde yok cümrümüzde..
Nereye baksak yalan ikimizde
Hiç bir sevdadan arta kalan değil sözlerimiz...
Ne yaşandıysa bitti tek kelimede..Gittim dedin gitmene seyirci kaldı gözlerim.
Bakışımla başladı bu son esaretim ve noktalarda kaldı son cümlelerim.
Sessizliğin bir habercisiydi gidişin.
Şimdi yalnızız ikimizde.
Ne sevgin benle nede yüreğin benle..
Kopup giden bir fırtına şimdi yüreğin.
Denizlerin dalgasında yok oluyor benliğin,
Uzaklardan tebessümüne yüz çalmıyor gel deyişim.
Bakma bana öyle ..
Sana gel diyecek kadar sevmedi sözlerim.
Bakma şiirlerime öyle
Sana sevda nağmeleri döktürecek kadar hissettirmedi yüreğin...
Yani yoksun benliğimde..
Bir söz figan eyledi ağıtlarımda..
Gururum onurum dilendi yüreğinde.
Sen gidişine sahne yaparken kalışını ...
Ben yok saydım varlığını, beklerken..
Vuslat nedir bilmem ben..
Hiç bir sevdiğim giderken döneceğim demedi bana..
Nokta koyup gitti gözlerime..
Bir vedayı bile çok gördü ömrüme..
Neye paha biçtiysem ondan değersiz sayıldı yüreğim.
Şimdi yalnızız iKimizde..
Ne gözlerin ayrı parlıyor bahara
Nede saçların esiyor lodosa..
Bak unuttu yıldızların bile seni..
Benle güzel olan her şeyin şimdi senle battı farkındamısın?
Yoksun işte limanlarımda bile..
Sen ayrı bir ırmak ben ayrı bir okyanus.Rotamı çizdim bulutlara gidiyorum meçhullere..
Şimdi yalnızız İkimizde..
Sen aya aşık ben doğmamış Güneşe..
Yokuz artık bir bedende...
Varlığımız bile kör gecelere sitem..
Şimdi yalnızız ikimizde
Gidenlerin arkasında bakan meçhul bir hancıyız İkimizde..
Yalnızlığımız dokunuyor kalabalık bir kentte..
Çarpışacak bir bedende ...
Dur geçme yolumdan kavuşmasın tekrar gözlerim gözlerinde korkuyorum..
Onurum
Gururum..
Yok saymadığım değerlerim eksik yaşanmasın bende..
Geçme limanlarımdan dokunsa kanar yüreğim..
Bakma bana öyle Hissetsen çarpar yüreğin..
Ne desende boş artık Yalnızız İkimizde..
Sözün bittiği yerde başlar Susuşlarım..
Tek çare var gitmekten başka
İntihar mektubunda kalır yalnızlığımız
Onuda yazmadan kırıldı ellerim..
Ölümü bile layık görmedim gözlerine..
Oysaki senin için yaşamayı göze almışken
Ölüme bile titrer ellerim..
Soğuk bir Kış gecesinden kaldı odam..
Bir hayalin bile yalnızken daldı rüyalarıma..
Onu bile yok sayarken Şimdi yalnızız İkimizde...
Ve gittim senin yalnızlığında..
Bir yalnızlık yeter bana senden kalan korkular çöker bana.
Şimdi sarıl bakalım kuytu gecelere..
Dar sokaklara sığarmı yalnızlığın gör bak.
Perdelerine dökülürken ay ışığı ,ışıtırmı karanlık odanı görde bak..
Hisset gölgeni sende kalmışmı
Yoksa ben gibi kaçmışmı senden.
Şimdi Yalnızız İkimizde..
Sen bir kör dilenci
Ben bir hancı..
Ne durağımız ne de dilenecek sevdamız var artık...

(Fatih Kaba)


ÇOK SEVDİM BU ŞİİRİ ARŞİVİMDE BULUNSUN DİYE  BURADA DA PAYLAŞIYORUM..

1 Mart 2010 Pazartesi

MART AYI ETKİNLİK PROGRAMIM

SERGİLER
1-15 MART-Fatma Demir -Resim Sergisi /TARIK ZAFER TUNAYA KÜLTÜR MERKEZİ
3-15 MART-Desenleri ile Serdar Arda /ATATÜRK KİTAPLIĞI
17-28 MART-Begüm Acar- Işığın önünde Resim Sergisi /ATATÜRK KİTAPLIĞI
17-31 MART-Serda Uzun- Ağaç damar oyma sanatı /TARIK ZAFER TUNAYA KÜLTÜR MERKEZİ
22-31 MART-Nur Ulubil-İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı Resim Sergisi /CRR
22-31 MART-Ayla Akyol-İstanbul'u yaşamak Resim Sergisi /CRR
SİNEMA
TARIK ZAFER TUNAYA KÜLTÜR MERKEZİ - SEMİH KAPLANOĞLU FİLMLERİ
2-7 MART- Meleğin düşüşü
9-21 MART- Yumurta
23-28 MART- Süt
30 MART-4 NİSAN -Herkes kendi evinde
Seanslar:14:00 / 16:30 / 19:00
bilet fiyatları: Tam 4 TL - Öğrenci 2 TL
SEMİNER-KONFERANS-SÖYLEŞİ
5 MART- Türk musikisi semineri saat 18:00 / YAZARLAR BİRLİĞİ
10 MART- İbnü'l arabi metafiziğine giriş saat 18:00 / ATATÜRK KİTAPLIĞI
12 MART -İskender pala divan şiiri saat 18:00 / DİVAN EDEBİYATI VAKFI
19 MART- Edebiyatımızda istanbul saat 18:00 / TARIK ZAFER TUNAYA
20 MART - Türk romanı üzerine saat 14:00 / YAZARLAR BİRLİĞİ
20 MART - Karikatür ve mizah söyleşi saat 16:00 / YAZARLAR BİRLİĞİ
23 MART -İskender pala divan şiiri saati saat 18:00 /DİVAN EDEBİYATI VAKFI
24 MART - Ressamların gözüyle istanbul saat 18:00 / TARIK ZAFER TUNAYA
26 MART - Hat sanatı üzerine saat 18:00 / YAZARLAR BİRLİĞİ
31 MART - Ebru sanatı üzerine saat 18:00 / ATATÜRK KİTAPLIĞI
KONSERLER
4 MART- Sufi caz saat 19:00 / YEREBATAN SARNICI
6 MART - Yerebatan ney akşamı saat 19:00 / YEREBATAN SARNICI
bilet fiyatları: Tam 4 TL - Öğrenci 2 TL
CRR KONSERLERİ
10 MART - Viyolonsel – Piyano Resitali  / Gülru Ensari - Gautier Capuçon  saat 20:00
bilet fiyatları biletix : 1.kategori 17,00 TL
                               2.kategori 14,00 TL
13 MART - Kırk ney bir nefes saat 20:00
bilet fiyatları biletix : 1. Kategori: 17,00 TL
                               2. Kategori: 14,00 TL
ADRESLER :
TARIK ZAFER TUNAYA KÜLTÜR MERKEZİ / TAKSİM TÜNEL
ATATÜRK KİTAPLIĞI / TAKSİM
YAZARLAR BİRLİĞİ / SULTANAHMET
DİVAN EDEBİYATI VAKFI / ÜSKÜDAR
CRR KONSER SALONU / HARBİYE

harika bir hafta sonu :)

slmm herkese .. harika bi hafta sonu geçirdim.. acaip mutlu hissediyorum kendimi :) üstümdeki hüzün kokusunu attım blogumdan da atalım dedim.. cuma günü üsküdar'da İSKENDER PALA hocamızın seminerine gittik kuzimle harikaydı ..seminer sonu hocamızın annesi ve eşi bizi fena şaşırttı hele annesi :) allahım ya ne tatlı bi teyze fena tongaya düşürdü bizi :) komik ve güzel bi anımız oldu :) bide kitap hediye etti hocamız bize saolsun :) sonra çıktık ordan indik sahile kız kulesinin karşısında yerimizi aldık orayı hep sevmişimdir (zaten bütün yaz orada geçti nerdeyse sabahın 5 lerine kadar) minderlerde ayaklarımızı uzatarak keyif yaptık ..içimiz huzur doldu kötü ne varsa attık :) sonrada vapurla karşıya geçtik güzel bi gündü kuzenimle buluşmamızda ayrı bi komediydi tam bir rezillik :) cuma gününden beri gülüorum hala .. evet cumartesine gelelim malum okul var ben yine geç kaldım tabi kapıda entayla karşılaştık oda geç kalmış :) beraber sessizce girdik tam yukarı sınıfa çıkarken yasemin hocanın sesi "bidaha 10 dan sonra geleni almıcam " bide tiz bi sesi varki bi hayal edin :) bi anda kendimizi yukarıda bulduk :) .. neyse ders başlamış tabi allahtan turgay hoca mülayim biri bişi demiyo hocamızı seviyoruz :) sınıfları ikiye bölmüştük gecen hafta çizim yaptıgımız için defterlerde büyük sıgmıyoruz .. bizde yine geçen haftaki grup yan sınıfa geçtik .. öğretmen masası benim orda ben çalışıorum.. neyse kapadık kapımızı başladık makaraya kimse bişi çizmiyo :) sonra kader ve ben kalktık tahtaya bişiler çiziyoruz..ben öğretmen o öğrenci bütün sınıf yıkılıo gülmekten tiyatro yapıoruz sanki :) ramazanın resmini çizdik ermana ayıp olmasın diye onu da bi köşeye sıkıştırdık :) yaptıklarımızı da feride videoya çekti .. allahım gülmekten çatladık resmen hoca bizi ders yapıo sanıyo tabi .. bu hafta emrede bizim sınıfa geldi kendisi rapçi :) ama yok böyle bi çocuk ya hiperaktif bir kişilik :) diğer sınıf gecen hafta "hocam bütün yetenekliler yan sınıfa geçti "diye isyan ediolardı..nazar değdi ondan bu hafta kimse bişi çizmedi bazıları hariç :) kısacası güzel bi gün oldu acaip eğlendik güldük .. çıkışta da gülhaneye gittik.. sonrada kahve molası verdik..harika ötesi fotolarımız var biraz da komik biz çekerken çok eğlendik :) haftaya cumartesi de yerebatan sarnıcında ney akşamı var oraya gidicez ..tabi önce konser saati gelene kadar müze gezicez..pazar günümü de evde geçiriyim dedim.oturdum mart ayı programı yaptım sergiler ,seminer konferanslar,sinemalar falan bütün günlerimi doldurdum nerdeyse..bu ay taksim sultanahmet ve üsküdar arası mekik dokuycam sanırım :) harika etkinlikler var listemde artık gidebildiklerimi paylaşıcam burda gerisine sağlık olsun :)