22 Nisan 2010 Perşembe

Göz görünce bir kez geriye ne kalır? ( Kitab-ı Aşk )

"..İlk bakış, ancak yüz aynasına çarparsa aşka dönüşür, çünkü sevgilinin başka hiçbir uzvu, hiçbir güzelliği onun yüzü kadar aşka kapı aralayamamaktadır. Nitekim bu mesnevilerde aşık maşukunu ya bir resimde seyreder, ya rüyasında görür, ya da birinden medhini işitip sevmeye başlar. Ancak sevginin aşka dönüştüğü an, sevenin sevgili yüzünü göz ile gördüğü andır. Çünkü bu noktada bilgi ve bilinç devreye girer. Mesela Veys-ü Ramin hikayesinde Ramin, Veys'in yüzünü ilk gördüğü anda at üzerindedir ve kalbine bir ok saplanmış savaşçılar gibi atından yere düşer. Hüsrev, Şirin'i gölde yıkanmış, saçını tararken gördüğünde, onun yüzü saçları arasında gizli ve Hüsrev'e sırtı dönüktür. Şirin'in kendisini seyreden şehzadeden haberi de yoktur. Fakat ansızın önemli bir şey olur ve Şirin saçlarını yana atar. İşte Hüsrev için dolunayın geceden çıkması, yahut okun yaydan fırlaması bu anda gerçekleşir. Kays da mektebe varıp çocuklar arasına oturduğunda Leyla sınıftadır, ama ne zaman ki yüzünü görür, kılıç kınından sıyrılmış olur.."


Sevgilinin yüzü müdür; aşk yangınını alevlendiren ilk kıvılcım?
Aşıkın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtab?

Göz; Savaşı başlatan haberci.
Bakış; Elde olmayan kader; ilahi kaza.
Ve aşk; Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.

İskender Pala - Kitab-ı Aşk- sayfa 13

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

4 yorum :

Uzun Yollar dedi ki...

Berra ne kadar iyi yapmışsın böyle bir bölüm açarak. İskender Pala'yı bende çok severim. kitaplarını konuşmalarını...

şimdi alıp okuyasım geldi bu kitabını da...
ama elimde de bir kitap var önce onu bitirmem lazım. huyum kurusun beğenmesem bile kitabı bitirmeden bırakamıyorum :)

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

aa İskender hocayı takip etmene çok sevindim .. gerçekten bana göre tek kelime ile harika bi insan.. divan edebiyatı vakfına gidiyorum ben "DİVAN ŞİİRİ SAATİ" ne sen hangisine gidiyosun cnm ..

evet bende de öyle bir huy var bi kitap sarmadı mı bi daha sarmıyo :) sıkılsamda bitirmeden bırakmıyorum elimde baya bi sürükleniyo kitapçık :)

Uzun Yollar dedi ki...

canım ben belli bir yere gitmiyorum. bir kere üniversitedeyken gitmiştim konuşmasına. bir de öncelerden kültür üniversitesinde okuan bir arkadaşım vardı o şahsen tanıyordu İskender Pala yı onun sayesinde kısa bir görüşme imkanım olmuştu. çok hoş bir insan. Divan Şiir Saati diye birşey olduğunuda bilmiyordum. harikadır eminim

Berra'nın Çöplüğü dedi ki...

hımm.. evet iskender hoca kültür üniversitesinde hocalık yapıyo.. şanslısın bak sende tanışmışsın :)

divan şiiri saati üsküdarda divan edebiyatı vakfında yapılıyo her ay 2 kere oluyo sadece .. ben etkinlik takvimi hazırlıyorum kendime mart ayında paylaşmıştım hatta blogta bu ay üşendiğimden yazmadım :) mayıs ayı etkinliğini yazarım gitmek istersen haberdar olursun :)